31/7/2009 · Kategori: ASK



-Aşk şiiri yazın. -
- Ona ayak masajı yapın. -
- Yağmurda el ele yürüyün -
- Radyodan onun için şarkı isteyin. -
- Kahvaltıda kalp şekilli tostlar yapın. -
- Şehir içinde fayton gezintisine çıkın. -
- Gazetenin kişisel bölümüne aşk notları yazın. -
- Ruj ya da traş kremi ile aynaya "seni seviyorum" yazın. -
- Sık sık seni seviyorum ve sana ihtiyacım var demeyi unutmayın. -
- Çantasına, cüzdanına ya da yastığının altına küçük aşk notlar saklayın. -
- Kalp seklinde bir kitap ayıracı yapın ve okuduğu kitabin arasına koyun. -
- Sizin için yaptigi ve sizin siradan kabul ettiğiniz herşey için küçük teşekkür notları yazın. -
- Kirda yürüyüse çikip birbirinizin bas harflerini agaca kazıyın. -
- Banyo aynasindaki buhara "Senin için deliriyorum" yazın. -
- Sebepsiz yere bir buket çiçekle çikin karşısına. -
- Kocaman bir kurdele ile yataginizi paketleyin. -
- 18 yasinda gibi davranin hatta piercing yapın. -
- Bir sepet dolusu şirin hediyeler gönderin. -
- Gün boyunca her saat başı öpüşün. -
- Onun benzin deposunu doldurun. -
- Parkta piknik yapın. -
- Birlikte bir çiçek dikin. -
- Bir geceligine otelde kalın. -
- Dogumgünlerinizi birlikte kutlayın. -
- Karın üzerine melek resimleri çizin. -
- Eve kocaman bir balon buketi getirin. -
- Telesekreterine sevimli bir mesaj bırakın. -
- Üzerinde hiç düsünmeden, ani bir hediye alın. -
- Arabasını yıkayın ve konsoluna aşk notu bırakın. -
- Yılbası ağacı için ikinizin resmi olan bir süs hazırlayın. -
- Yer ya da mekan umursamadan ara sıra ona göz kırpın. -
- Geceyi yıldızları seyrederek geçirin ve birlikte dilek tutun. -
- En sevdiği kitabı ya da CD'yi sebepsiz yere ona hediye edin. -
- Bir gece dışarı çıktığinızda insanlara balayında olduğunuzu söyleyin. -
- Her "merhaba" ve "hosçakal" i kucaklayarak ya da öperek mühürleyin. -
- Takviminize sadece ikiniz için hafta ortası randevusunu düzenli olarak işleyin. -
- İş yerine şeker, yiyecek, resim ve aşk notları ile dolu bir moral paketi gönderin. -
- Evde mum isiginda romantik bir yemege giden yolu gül yapraklari ile donatın. -
- Onun kiyafetlerini yerden kaldirin ve ona bu konuda hiç birsey söylemeyin. -
- Ona bir ask mektubu yazın, sonra da onu yap boz parçalari gibi kesin. -
- Birlikte scrabble oynayin, kullanabildiginiz kadar ask kelimesi kullanın. -
- En sevdiginiz TV sovunu kaydedin ve geceyi konuşarak geçirin. -
- Bulasiklari birlikte yikayin, sonra birbirinizin ellerine krem sürün. -
- Gizli isaretler belirleyin ve kalabalik içindeyken bunları kullanın. -
- Penceresinin önünde durun ve romantik bir sarki söyleyin. -
- Sanki birbirinizi bir aydır görmüyormus gibi davranın. -
- Sadece "Seni düsünüyorum" demek için mail gönderin. -
- Özel birseyler yapmak için yazili davetiye gönderin. -
- Sehir disina dogru kisa bir araba gezintisine çıkın. -
- Ikinizin güzel bir resmini cüzdaniniza koyun. -
- En sevdiği sekeri montunun cebine saklayın. -
- Birlikte komik hayvan isimleri düşünün. -
- Onu isyerinden arayın ve randevu isteyin. -
- Beklenmedik bir anda onu kucaklayin. -
- Şömineyi yakın ve şeker pişirin. -
- Kahvaltisini yatağa götürün. -
- Çamaşırları birlikte yıkayın. -
- Birbirinize kitap okuyun. -
- Birbirinize şiir okuyun. -
- Elim sende oynayın. -
- Birbirinizin falını okuyun. -
- Beklenmedik iltifatlar yapın. -
- Açık hava sinemasına gidin. -
- Bir külah dondurmayı paylaşın. -
- Salonun ortasında piknik yapın. -
- İlk randevunuzu yeniden yasayın. -
- Ölümsüz aşkınızı telgraf ile açıklayın -
- Işıkları loslastırıp kanepede tv izleyin. -
- Fırtına çıktığında birbirinize sıkı sıkı sarılın -
- "Özür dilerim" deyip, öpüp barışan taraf olun -
- Okuduğu derginin içine aşk kartları saklayın. -
- Bir hayir kurumuna sevgiliniz adına bağış yapın. -
- İkinizin aptal bir fotoğrafını çekin ve çerçeveletin. -
- Bir oyun ya da maç bileti alarak ona sürpriz yapın. -
- Bir şişede, balonda ya da sandviçte aşk notu gönderin. -
- Boynuna kocaman bir öpücük kondurarak onu şaşırtın -
- Sevdiğini bildiğiniz bir çizgi film karakterini taklit edin. -
- Ona köpük banyosu hazırlayın, etrafına mumlar yakın. -
- İkiniz de yatağa girdikten sonra açık kalan ışığı söndürün. -
- Eski siyah beyaz filmlerden seyredip patlamış mısır yiyin. -
- Romantik bir yemek hazırlayın ve en iyi porselenlerinizde servis yapın. -
- Birbirinizde en çok sevdiğiniz 10 özelliğin listesini yapın. -
- Haftasonu en sevdiginiz romantik sahneleri canlandırın. -
- Ajandasındaki uzak tarihlere ikiniz için randevular yazın. -
- Birlikte kampa gidin ve sadece bir uyku tulumu alın. -
- Sevgilinizin ufak tefek gündelik ev işlerini yapın. -
- Romantik müzik CD' si koyun ve dans edin. -
- Sadece ikiniz için sürpriz parti düzenleyin -
- En sevdiği restorana rezervasyon yaptırın. -
- Onun adini vücudunuza dövme ile yazdırın. -
- İIkiniz için bir fotoğraf albümü hazırlayın. -
- Sevgilinize pofuduk oyuncaklar alın. -
- Gidilecek filmi seçmesine izin verin. -
- Sürpriz hafta sonu tatili hazırlayın. -
- Birbirinize masaj yapın. -
- Birlikte duş alın. -
- El ele tutuşun. -

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

12/7/2009 · Kategori: ASK



                

Aşk filmine iki bilet alınmaz, zaten iki kişilik aşk da olmaz. İki kişinin birbirine aşık alabilmesi için üçüncü kişi şarttır. Issız bir adada iki kişi kavga edebilir, öpüşebilir, yemeğini paylaşabilir, beraber şarkı söyleyebilir.. Ama aşık olmazlar. Aşk bir başkasına rağmen yaşanan bir duygudur. Düşünebilecek başkaları da varken yalnızca onu düşünmek, öpüşebilecek başkaları da varken yalnızca onunla öpüşmeyi istemektir. O yüzden aşk, en az üç kişiliktir….





Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

9/6/2009 · Kategori: ASK

Aşk Nedir?




Aşk,
 iyi geceler öpücüğünü uzun tutmaktır.
Beklentidir.
Aşk,
delicesine flört ederken yanındakinin hiçbir şey yapmama hakkını teslim etmektir.
Saygıdır.
Aşk,
zaaflarınız olduğunu ortaya çıkarır.
Kabullenmektir.
Aşk,
simdi zamanı değil diye beklemeyi bilmektir. Sabırdır.
Aşk, saçlarda baslayıp topuklarda biten bir gezintidir.
Kesiftir
Aşk,
sevişelim demeden sevişmek, yanındakinin ne istediğini bilmektir.
Anlaşmaktır.
Aşk,
bağlandığını sandığında, karşındakine hayır deme şansını tanımaktır.
Inceliktir.
Aşk,
korumaktır.
Sorumluluktur.
Aşk,
ciddi bir tokalaşmayı kıkırdamaya dönüştürmektir.
Mizahtır.
Aşk,
durma yoksa seni öldürürüm lafını duymaktır.
Şehvettir.
Aşk,
evinizdeki her şeyin yerinin değiştirilmesini kabullenmektir.
Teslimiyettir.
Aşk,
sevgilinizin ne olduğunu bütün çıplaklığıyla görmektir.
Gerçektir.
Aşk,
saatin kaç olduğunu bilip aldırmamaktır. Neşedir.
Aşk, sizi kucaklayan kolların, gittikçe daha çok sarılmasıdır.
Mutluluktur.
Aşk,
gecenin bir vaktinde sen uyu, benim gitmem gerek dediğinizde, uyanık kalıp seni biraz daha görmeyi tercih ederim cevabını almaktır. Sıcaklıktır.
Aşk, tanıdığınızı zannettığınız insanın yeni yanlarını keşfetmektir. Tazeliktir.
Aşk, uyandığınızda rüyanızı yanınızda bulmanızdır. Düşlerin gerçek olmasıdır.
Aşk, kocaman yatağın üçte birine sıkışmaktır. Yakınlıktır.
Aşk,
evin anahtarından bir kopya daha yaptırmaktır. Güvendir.
Aşk, hosçakal dedikten sonra tekrar karşılaşacağını bilmektir.
Kaderdir.
Aşk,
gerindiğinde sızlayan vücut lafının anlamını bilmektir. Derstir.
Aşk, ecza dolabını açtığında, dismacunu kapağını kapatılmamış bulmaktır. Uyumdur.
Aşk, pencereden dışarıya baktığında kiminle olduğunu hatırlamaktır. Düsüncedir.
Aşk, rüzgarın agaçların arasında dolaşırken çikardığı sesi dinleyip sevgilisinin yanında olmadığına hayıflanmaktır. Yalnızıiktır.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

17/5/2009 · Kategori: ASK



Sen benim “İmkansızımsın” demeseydin de,
“Seninle her imkansıza göğüs gererim” deseydin…
Belki tüm imkansızlıkları yok ederdim seninle…
Söylemedin ki…
Sen benimsin” demeseydin de “Ben sana aidim” deseydin…
Başka yüreklerde olsan da varlığını hissedebilirdim, bana ait olan hep bende kalır diye…
Söylemedin ki…

“Senin için her zorlukla savaşırım” değil de;
“Senden gelen hiçbir şey zorluk değil” deseydin;
İnanırdım yüreğinin sadece benim için çarptığına, cesaretine…
Söylemedin ki…

“Sen olmadan yaşayamam” değil de,
“Sensizlik diye bir şey yok; sen var olmasan da benimlesin” deseydin…
İnanırdım sevginin sonsuzluğuna, aşkın sıcaklığına…
Söylemedin ki…

“Sen benim rüyamsın” değil de
“Gerçekleşen rüyamsın” deseydin;
Uzağında da olsam yaşatırdım bu gerçeği sende, rüya olmaktan çıkarırdım bizi…
Söylemedin ki…

“Sen benim eş ruhumsun” değil de,
“Sen aslında Bensin” deseydin…
Yokluğunda bile devam ettirirdim sen olmayı, kendimi unutmak olsa da sonu…
Söylemedin ki…

“Seni Seviyorum” değil de,
“Seni hep seveceğim” deseydin,
Yalan da olsa sevgin, hiç dönmeyecek olsan da inanırdım bana bir gün döneceğine…
Beklerdim ömrümün sonuna kadar gelmeyişlerini…
Söylemedin ki…

“Seni çok özlüyorum” değil de “Seni özlemek bile güzel” deseydin;
Ayrı da olsak inanırdım beni her dem yüreğinde yaşattığına, ne kadar uzak olsak da hep yüreğinde yaşayacağıma…
Söylemedin ki…

“Sen benim için çok özelsin” demeseydin de;
“Özel olan her şey sende saklı” deseydin;
Kendimi şimdi böyle basit hissetmezdim, söylediğin hakaretlerin altında bu denli ezilmezdim…
Söylemedin ki…

“Bir gün bitecek” demeseydin de
“Aslında seni hiç sevmemişim.” deseydin ;
En azından delikanlı biri yaşatırdım yüreğimde…
Seni bana kendini tanıttığın gibi değil de, benim tanımak istediğim,

O cesur, o gerçekçi, o mücadeleci, o sıcak, o delim kalsaydın benliğimde…

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

3/5/2009 · Kategori: ASK

Aşk Dediğin Yoksulluktur!

Yoksunluktur aşk dediğin! Bir yanın eksik kalır geceler boyu, aldığın nefes yetişmez, sokak çocukları gibi dışarıda üşür yüreğin.
Aşk Dediğin Yoksulluktur!

Kaybetmektir aşk! Egonu, gururunu, kimliğini bir hırsızın ellerine gönüllü bırakmaktır. İsteyerek bencillikten vazgeçmektir. Omuzlarındaki tüm yükü atarak, avare gülüşlere uyanmaktır düş sabahlarında. Hiç fark etmeden nelerden vazgeçtiğini, cebinde, avucunda ne varsa dağıtmaktır.
Aşk bir çeşit yoksulluktur. Mantığını kaybeder bedenin, kim ne derse gülümsersin. Hayattan kopmakla durmak arasında sendelediğinde ruhun, tam o anın içinde durur aşk dediğin.
Kazanma ihtimalinin az olduğu bir kumar oyunudur aşk. Elindeki karta bakmadan rest çekmektir yaşama. Tüm zenginliğini, düşük ihtimale rağmen, hayatın ortasına sürmektir.
Uğrunda bir ömür harcadığın özgürlüğünü hibe etmektir aşk dediğin. Başkasına ait küçücük bir kalbin içine sığmaya çalışmaktır. Köleliğe razı olmaktır. Gülümseyen bir çift dudağa, güzel bakan bir göze esir olabilmektir. Yani, aşk dediğin gönüllü hükümlülüktür.
Olmayacak duaya amin demektir aşk. İmkansızı başaracağına dair şiddetli inançlara tutulmaktır. Kaç merdiveni üst üste koyarsan, mehtabı sevdiğinin kollarına çekebileceğini hesaplamaktır mesela. Ortak bir yıldız seçip, bulutlu gecelerde seni düşünmediğini sanarak ağlamaktır. Muhteşem şiirler yazdığına inanarak, tüm sevdiklerini esir etmektir, yüreğinden başka yere bağlanamamış kelimelere.
Uykusuzluktur aşk dediğin! Yalnızken onu düşünmekten kapanmayan gözler, sabah ezanlarını duyarak sızar en sonunda. Sayısız geç kalışların açıklanamaz sebebidir. Birlikte olduğunda onu seyrederek bitirmektir geceyi ve çok uzun uyuyuşun içinden kalkmış gibi dimdik başlamaktır yeni güne.
Sürekli dalgınlık halidir aşk. Kafanı yaslayarak hayallere daldığın otobüs camlarında izler bırakmaktır, ineceğin durağı kaçırarak. Yanından geçeni görmeden sokaklar boyu yürümektir. Kafanda duran gözlüğü, konuşurken elinde tuttuğun telefonu aramaktır.
Zamanla kavga etmektir aşk. Yelkovanla akrebe küfür etmektir geçmek bilmez bekleyişlerde. Planlarını uyduramamaktır, hayat sürprizler yaparak değiştiğinde.
Kendinden vazgeçmektir aşk dediğin. Yemeğin en güzel yerini ayırmaktır sevdiğin için. Onun yerine düşünmektir, onsuz kaldığın anlarda bile. Birini kendinden çok sevmektir, henüz kendini sevmeyi bile beceremediğin yaşam tünelinde. Hastalandığında bir sandalye üzerinde beklemektir sabaha kadar. Her acısını kalbinde misliyle hissetmektir.
Aşk dediğin yoksulluktur. Bedenini, ruhunu, kalbini emanet ederek başkasına; düşler bahçesinin çiçekleri ile avunmaktır. Kendin olmaktır aslında,özüne dönmektir. Vazgeçmektir hırslardan, cezalardan, çekişmelerden. Sadece güzel olana dayandırıp yaşamı, her mevsimin tadını çıkarmaktır. En değerlisi, aşk, bir kalbe sevmeyi öğretmektir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

23/4/2009 · Kategori: ASK

Sevgi

çiçeklerin büyümesini izlemektir

mektup yazmaktır

hep O'nu düşünmektir

birlikte vakit geçirmektir

dalgaların sesidir SEVGİ

kuşların kırıntıları yiyişini izlemektir

birlikte AYNI yöne bakmaktır

eşit olmaktır

vahşi dalgalara yelken açmaktı

yağmura aldırmadan yürümektir

uçurmaktır sevdiğin

piknik yapmaktır

yanağını okşamaktır

ve küçük bir busedir

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

4/4/2009 · Kategori: ASK


                           seni  seviyorum resimleri

Aşkın insan yaşamına sadece 18-25 yaş arasında yerleştiğini sanırdım bu güne değin. Ta ki Pembe tayyör, tüllü şapka ve hoş bir makyajla 65 yaşında ihtiyar delikanlının kollarında nikah salonuna giren 50 yaşındaki teyzemin hikayesini dinleyene kadar.
50 yaşına kadar tek yaşamış olan bir kişinin aşkının da, iki kişinin arasında geçmesine rağmen sadece kendi kendine tek başına yaşadığını eşinin ölümünden sonra gerçeklerle karşılaşmasını onun ağzından dinledim. Eşinin ölümünden bir ay sonraydı karşılaşmam. Nikahtaki o hoş halinden eser kalmamış, bu güne kadar yaşını göstermiyorsun genç kız gibisin diye takıldığımız teyzemin yaşından 10 kat daha yaşlı gösterdiğine şahit oldum. Başladı anlatmaya…
50 yaşındaydım. Zaman akıp gittikçe beyaz gelinlik hayallerim, yerini yavaş yavaş pembe tayyöre bırakmıştı. Kardeşlerimin evlenmesi beni iyice yanlızlığa itmişti. Öncelikle gelinlerimizin “Her yere ablanı götürmek zorunda mıyız” diye serzenişleri artık eskisinden daha çok etkiliyordu beni.
Evlenmek için evlenmem diyordum ama artık bu sözlerimi tutmayacaktım. Gurur ve mağrur görüşüme rağmen mantık evliliğinden oldum olası hoşlanmamıştım. Evlilikte insanın birbirine ısınmasını ve aşık olarak evlenmesini, yüreğinin pır pır etmesini istemiştim bu güne kadar.
Ama bu duygularımı kalbimin bir köşesine koyup bana sunulan ilk evlilik teklifini kabul etmeye karar verdim. 65 yaşında bir bey hiç evlenmemiş bir bayan arıyordu, hemen kabul ettim. 50 yaşında olmama rağmen genç görünüyordum. 65 yaşında nasıl biri diye düşünmedim bile. İşte her zaman hayalini kurduğum, beni istemeye geldiğinde kalbim pır pır edeceğini hayal ettiğim görücü koltuğunda, 50 yaşımda, kardeşlerim ve yeğenlerimin yönlendirmesiyle zoraki oturmuş bir kadındım.
İşte ilk görüşte aşk bu olsa idi. Kapı açıldı ve 65 yaşında olmasına rağmen çok genç görünen, benim hayalimde canlandırdığım uzun boylu, hoş bir kişi içeriye girdi. Genç bir delikanlı havası ve kendinden emin bir tavırla, muzip bir eda ile,
“Eee gençler..” dedi. “Cavidan hanım tam karşımdaki koltuğa otursun da birbirimizi daha görelim değil mi? Cavidan hanım yan taraftan birbirimizi göremeyiz. Karşımda olsanız da beni daha iyi süzseniz” dedi.
İşte “tılsım bu” dedim. Kalbim pır pır atmaya başladı. Aşk mı heyecan mı, yoksa herhangi biri olsaydı yine bunu mu hissedecektim. Tarif edemediğim duyguyla 20 yaşındaki genç kızlık hayallerime dönüverdim. Aşık oldum. Hani derler ya öksürük ve aşk gizlenmez. Kimselerden duygularımı gizleyemedim. O gururlu mağrur havam gitmiş, cıvıl cıvıl bir yaşlı oluvermiştim.
Hemen döndüm. Tavrımdan hiç birşey kaybetmeden konuya girdim. “Eşiniz neden öldü” dedim ciddi bir tavırla. Ama içimden “olsun ne önemi vardı” diyordum.. “Belki bulaşıcı bir hastalıktandır. Lütfen evi dezenfekte ettiriniz. Madem böyle bir evliliğe karar verdiniz. Bazı isteklerimin de önemi olacağını sanıyorum. Yoksa ben o evde oturmam” dedim.
Hüseyin bey, gözlerime öyle bir bakıyordu. Elimde olmadan kızarıyordum.
-”Hay hay Cavidan hanım. Siz her konuda bu kadar ciddi misiniz. Ben evlenelim dediysem iş ortaklığı gibi hemen evlenelim demedim. Duygularınız da benim için çok önemli” dedi.
Sonra herşey göz açıp kapayıncaya kadar geçti. Gerçekten onu çok seviyordum. Hayal ettiğim pempe tayyörümle, içim pır pır ederek evlendim.
İlk evliliğinden olan bir kızı vardı. Ne kızı, ne de eski eşiyle olan anılar beni hiç ilgilendirmiyordu. Herşey güllük gülistanlık gidiyordu. Aniden bir felç durumu geçirdim. 1 hafta hastaneye yatırıldım. Eşim 1 hafta boyunca sabahları 3-4 saat ortadan kayboluyordu. Nerdesin dediğimde ise düşünceli bir şekilde yok bir şey diyordu.
Hastaneden çıktım. 1 haftada onu nasıl da özlemiştim. Fizik tedavileriyle üzerimde bulunan felç durumunu atlattım. Gençler gibi elele geziyorduk.
Bir sabah kalktığımızda eşim fenalaştı. Ve oracıkta ölüverdi. Yıkılmıştım.
Cenazeye gelen kalabalıklar hem bana taziyelerde bulunuyor. Hem de yanıma yaklaşarak bilmediğim bir nedenle,
“Sana bunu yapmayacaktı” diye konuşmalar oluyordu. Ne olduğunu anlamadım. O arada kızı gelerek, elime kağıtlar tutuşturdu.
“Babam siz hastanedeyken bütün malları benim üzerime yaptı. Ancak bu evin ne olduğu henüz kesinleşmedi. Mahkeme kararı ile belli olacakmış” dedi.
Ben onların gözünde ve çok sevdiğim eşimin gözünde malı üzerine geçirecek bir ikinci kadın rolünde oluvermiştim. Bana hiçbir şey söylemeden hastalığımda demek ki bu işlerle uğraşmış ve bana açıklamak gereğini bile duymamıştı.
Oysa ben, 50 yaşında bulduğum mutluluğun ve beraber geçirdiğimiz bu evin hatıralarının peşindeydim.
Kızımıza döndüm, kızımıza diyorum çünkü onun bir parçası görüyordum.
-”Bak kızım, ben ölümden sonra ev peşinde koşacak değilim. Benim merak ettiğim baban benim duygularımı çok iyi biliyordu. Niye böyle bir konuma beni soktu ” dedim.
- Demek ki sizinle her şeyi paylaşamamış. Bakın evi bile açıkta bırakmış. Sizin üzerinize yapmamış dedi. İşte acı gerçek buydu. Ben tek başıma aşkı yaşamışım. Eşimin gözünde mal bekleyen sadece ikinci eşmişim. Ben hastanedeyken öleceğimi düşünüp, benim yakınlarım alır düşüncesiyle malları kızının üstüne yapmış. Ve beni mal hırsı olan bir kadın konumuna düşürmüştü.
Bu düşüncelerle evden çıktım. Hemen mahkemeye gittim. Herkes evi kendi üzerime geçireceğimi düşünürken, evi hemen kızının üzerine yaptırdım. Ancak, ölünceye kadar sadece onunla yaşadığım odada kalmayı teklif ettim. Kızı dahil herkes şaşırdı. Nasıl olmuşta bu evi üzerime geçirmemiştim. Mahkeme bana bu hakkı vermesine rağmen, beni eşim dahil hiç kimse anlamamıştı. Ben maddiyat değil, 50 yaşımda bulduğum aşkımın izlerini arıyordum.
Geçte olsa tek başıma yaşadığım aşkı 50 yaşımda bulduğum gibi, genç bir kızın terkediliş duygusunu 60 yaşımda tadıyordum.
Teyzem bunları anlatırken, herkes gibi bizde onun duygularını geç anladığımızı hissettik.
Onu evinde bıraktık, daha doğrusu anılarını paylaştığı odasında….
Aşk gerçekten de şarkılarda olduğu gibi layık olanda kalmalıdır.
İşte İlhan Şeşen’in “Aşk layık olan da kalmalı” şarkısını her dinlediğimde teyzemi hatırlarım.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

22/3/2009 · Kategori: ASK





AŞK 

en yalın biçimde anlatılan tek kavramdır o,adı kendisidir zaten.Onu anlatmak için sonu gelmez cümleler kurmanıza gerek yoktur.''Aşık oldum'' dediğiniz an akan sular durur,küçücük çocuk bile sizi rahatlıkla anlar.Çünkü aşkın dili tektir.Aşk cesaret ister,kocaman bir yürek ister.Nedir bu aşk denilen şey?Elle tutulmaz,gözle görülmezbir şeyse nedir bu yaşanan somut acılar,güzellikler?Aşk,hayatın bize hazırladığı en güzel sürprizdir,bu yüzdende kalpleri ne zaman ele geçireceği hiç belli değildir.Daha ne olduğunu bile anlayamadan onun hükümdarlığına giriverirsiniz.Aşkın zamanını biz ayarlayabilseydik eğer ve kime neden aşık olduğumuzu anlayabilseydik,aşkın sırrınıda çözerdik herhalde.Ama o zamanda aşkın insanı alıp götüren büyüsü tamamen kaybolurdu.Aşk hayata ve zamana karşı işlenen en büyük suç ortaklığıdır,aşk hayatın bütün tek düzeliğine,bütün sıradanlığına en soylu baş kaldırıdır.Ondan korkup kaçmak hiç kimseye yakışmaz.Ve elbette yaşanılan aşkı suçlamak,yargılamak,karala! mak da aşka yakışmaz.Bu önce haksızlık kendinize saygısızlık olur.İnsan sonuna kadar savunmalı aşkını karşılık görmesede,acı çekeceğini hissetsede,yarın terk edileceğini bilsede,ailesini karşısına alacağını bilsede taviz vermemeli aşkından.''SENİ SEVİYORUM'' diyebilmeligöğsünü gere gere.Aşk işte o zaman aşktır.Ve bunun doğrusu yanlışı yoktur,zaten aşkın kendisi doğrudur.Kime karşı duyuluyorsa bu aşk,doğru insanda işte odur.Aşkın zamanı yoktur hep hazırlıksız yakalar insanı.Evli olmanız,sevgilinizin olması,bir ayrılığın taze yaralarını kurutmaya çalışmanız,bağlılıktan korkmanız,ailenizden çekinmeniz,hatta sevilenin hapse girmesi bile onun hiçmi hiç umrunda değildir.İşte aşk bütün bunlara tek başınıza karşı gelme yürekliliğidir,belkide yeni hayata geçebilme yoludur...Aşkın ne zaman geleceği belli olmadığı gibi,ne zaman gideceğide hiç belli değildir.Fazla vakti yoktur onun,uzun süre beklemeye ve bekletilmeye tahammülüde yoktur.Bir başka göze bakmaya bir başka tene dokunmaya başlaması okadar da zor değildir... Aşktan değil onun kaçmasından korkun ve doğruluğuna yanlışlığına bakmadan sonuna kadar savunun aşkınızı. Biliyormusunuz hayat zaten kocaman bir yalan.Bu kadar sahteliğin içinde gerçek ve doğru olan tek güzellik AŞK lütfen ona haksızlık etmeyin.Aşkına,sana aşık olana sahip çok ve onu kaybetme.''SENİ SEVİYORUM'' demek için geç kalma!

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

12/3/2009 · Kategori: ASK

          

BÜ GÜN OLDUĞU GİBİ YARINDA
YARINDAN SONRADA......
GÖZLERİMDEKİ YERİN DEĞİŞMEYECEĞİNE
SENİ BİR ÖMÜR BOYU SEVECEĞİME
BÜ GÜN GİBİ YARINDA
HEP SENİNLE YAŞAYACAĞİMA
HER BAKIŞINDA OKUDUĞUN O GÖZLERİ
HER ZAMAN YANINDA GÖRECEĞİNE
EN YAKIN DOSTUN, EN YAKIN SIRDAŞIN
ENYAKIN ARKADAŞIN OLCAĞİMA
SIKINTINI SIKINTIM , ÜZÜNTÜNÜN ÜZÜNTÜM
OLCAĞİNA
HER ÜZGÜN ANINDA TEBESSÜMÜNÜN
GERİ GELMESİ İÇİN ELİMDEN GELENİ
YAPACAĞİMA
ASLA ve ASLA SOĞUKTAN VE YANLIZLIK DA
ÜŞÜMEYECEĞİNE
SENİ BİR ÖMÜR BOYU SEVECEĞİME
YANINDA OLMADIĞIM VE VARLIĞIMA
İHTIYACIN OLDUĞU HER ANDABİR
RÜZGAR OLUP SENİ SARACAĞIMA
GÖZÜMÜN GÖZÜME DEĞDİĞİ HER AN
SANA YENİDEN AŞIK OLUP SENİ BİR
PRENSE DÖNÜŞTÜRECEĞİME
HER SABAH SANA AŞİK OLARAK
UYANACAĞIMA
SEN UYURKEN SENİ DÜŞÜNÜP
SEN VE BENİM İÇİN DUALAR EDECEĞİME
SENİ ASLA ÜZMÜYECEĞİME
SENİ KİZ DIRIRSAM BUNU BİLMEDEN
YAPACAĞIMDAN SENDEN HEMEN ÖZÜR
DİLEYECEĞİME.
BENİ TANIDIĞIN GÜN BENDE GÖRDÜĞÜN
NEYSE ÖMRÜNCE AYNI BENİ GÖRECEĞİNE
SEVGİMİN ASLA DEĞİŞMİYECEĞİNE
SEVGİMİN ASLA AZALMAYACAĞINA
BLAKİS HER GÜN BÜYÜYEN.... BİR SEVGİYİ
GÖRÜP SENİ MUTLULUK ORMANLARINA
TAŞIYACAĞIMA
SENİN HERŞEYDEN ÖNCE OLDUĞUN
NUN GERÇEĞİNİ ASLA DEĞİŞMEYECEĞİNE
SENİ ASLA İHMAL ETMİYECEĞİME
SENİ SADECE 13 ŞUBAT DEĞİL
365 TANE SEVGİLİLER GÜNÜNDE 365
TANE İSMİNİ OLACAĞINA
SANA YALAN SÖYLEMEYECEĞİME
BAŞKALARININ YANINDA SENİ UNUTMUYACAĞİMA
ELİNİ USUL USUL KORKA KORKA TUTUP
HEP O HEYCANLA YAŞIYACAĞIMA
^^VE^^ BİR ÖMÜR BOYU BIRAKMIYACAĞIMA
VE ÖMÜR BOYU ^^ CANIM ^^ OLARAK
KALACAĞINA
TÜM BALONLARI GÖKYÜZÜNE SENİN İÇİN
SALACAĞİMA
TÜM ÇİCEKLERDE SENİ GÖRECEĞİME
GÖK KUŞAĞINA SALINCAK KURUP 7 RENGE
SENİN RENGİNİ KARIŞTIRACAĞIMA
HER SATIRDA SENİ ÇİZECEĞİME
SENİ SESLENECEĞİME
HER BİR ŞEYİ HİÇ BİR ZAMAN
SENİN ÖNÜNE GEÇİRMİYECEĞİME
HER GÜNNÜN BİR ÖNCEKİNDEN DAHA GÜZEL OLACAĞİNA
SENİ ^^ SEN^^ OLDUĞUN İÇİN SEVECEĞİME
SENİ ^^BİR ÖMÜRDEN ÖTE SEVECEĞİME^^
YEMİN EDERİM

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

15/2/2009 · Kategori: ASK



Sevgi; el ele tutuşmaktır,
Sevgi; göz göze bakışmaktır.
Sevgi; bir kelebek,
Sevgi; bazen de bir çiçek.
Sevgi; hırlaşmak değil paylaşmak,
Sevgi; kavga değil aşkla yaklaşmak.
Sevgi; yürekte duyulan kıpırtı,
Sevgi; gözde görülen pırıltı.
Sevgi; yuva sıcağı,
Sevgi; ana kucağı.
Sevgi; esirgemek, kollamak,
Sevgi; bir yetim saçı okşamak.
Sevgi; goncadır, gül olup açılan,
Sevgi; şekerdir, dillerden saçılan.
Sevgi; çevredir, yeşildir, daldır,
Sevgi; sohbettir, muhabbettir, baldır.
Sevgi; gönlü hoş tutan hece,
Sevgi; aydınlık, pırıl pırıl gece.
Sevgi; var ile yok arası,
Sevgi; iki kaşın arası.
Sevgi; nimet, aş ekmek,
Sevgi; bir türkü, bir gayde çekmek.
Sevgi; var olmak, var olanı bilmektir...

SEVGİLİLER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN...♥





Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::

Mevsimde açmaz oldu baharım

Hazan geldim,hazana giderim.

Duygularına kulak ver

Bahçemdeki gülleri dermek için

Benimle açacak baharı beklerim

Sevdamın adı yoktu bilmiyorum

Bir sevgilim olsun isityordum.

Herşey kaderimdir deyip kabullenir

Yük olur sineme çeker giderim.

İLKEN OLSUN

Ardına baktığında hatırlanan

Yaşanan güzellikler olsun.

Duygularına kulak ver

En gizemli sırlarını paylaş

Gayretin sevmeye,sevilmeye olsun.

Sevildiğinden fazlasını sev

Çünkü sevmekİ;fedakarlıktır,özveridir.

En parasız anlarında ekmeğin

Umutların olsun

En zor durumlarda hayat kaynağın

Sevgi olsun

Çünkü hayat sevmekle başlar