14/12/2009 · Kategori: BENNNN

Ben hiç erkek gibi bir kadın olmayı istemedim
Ben kadın gibi kadın olmayı istedim
Ve hep bunu özledim.
Ben sadece beni sevsinler istemedim
Ben erkeğin omzunu istedim
Orada ağlamayı özledim.
Ben hiç erkekle eşit olmak istemedim
Ben erkeğin üstünlüğünü istedim…
Bakışından irkilmeyi özledim.
Ben erkek gibi davranmayı istemedim
Kadınsı duygular istedim
Dokununca titremeyi özledim.
Ben hiç erkek gibi hesap sorayım istemedim!
İlgilenilmeyi,nazlanmayı şımarmayı özledim.
Birlikte uyuyup birlikte uyandığımda
Erkeğimin gözlerinin içine bakmayı özledim.
Ben erkek gibi hep kararları veren olayım istemedim
Benim için kararlar verilsin istedim
Ben fikirler uyuşsun istedim
Ben erkek gibi bağıran olmak istemedim
Ben susabilmeyi istedim
Sakinlik ve huzuru özledim.
Ben erkek gibi özgürlük istemedim
Kadın gibi özgürlük istedim
Kıskanılmayı özledim.
Ben erkek gibi gözlerim uzaklarda olsun istemedim
Yakınımdakileri sevmek istedim
Paylaşabilmeyi özledim.
Ben erkek gibisin demelerini istemedim
Sen güzelsin denilsin istedim
Yumuşacık duyguları özledim.
Ben erkek gibi güçlü görüneyim istemedim
Gücü onlarda görmek istedim
Sahiplenilmeyi korunmayı özledim.
Ben erkek gibi arkadaş olayım istemedim
Ben erkeğimin kadını olayım istedim
Kadınım denilmesini özledim.
Ben erkek gibi hiç baba olmayı istemedim
Ben hep anne olmak istedim
Anneyken bile bu duyguyu özledim.
Ben hiç erkeğimin anası olmak istemedim
Ben sevgilim denilsin istedim
Fark edilmeyi özledim.
Ben hiç erkek gibi bir kadın olmayı istemedim
Ben hep kadın gibi kadın olmayı istedim…
Ve içimdeki ...... özledim.
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!
6/11/2009 · Kategori: BENNNN
Yalnızlık uyku tutmadığı bir gecede
milyar nüfuslu dünyada
bir başına kaldığını düşünmektir.
Yalnızlık kalabalığın ortasında
sessizliğin sesini duymaktır.
Ve yalnızlık sürekli hata yapmaktır.
Hayatına seni hak etmeyen insanları
“yalnız kalmamak” adına almaktır.
Onlara hak etmedikleri değeri vermektir
onları adam yerine koymaktır.
Yalnızlık yalnız kalmaktan korkmaktır aslında.
Yalnızlık duvarlarla konuşmaktan korkmaktır.
Başını koyup ağlayacak bir omuzu
gerekli gereksiz aramaktır yalnızlık.
Ararken; omuz yerine taşlara başını
yaslamaktır yalnızlık aşkları omuz sanmaktır.
Sonra o taşların altında kalmaktır yalnızlık
o taşların canını yakmasıdır.
Ve bir gün avaz avaz bağırarak
kapıları tekmeleyerek
ağlayıp sonunda kendine
gelmektir yalnızlık.
Kendine gelip yaşama
ŞERFİNE
deyip yeniden sarılmaktır.
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!
31/10/2009 · Kategori: BENNNN
Hep söylerimya neden insanlar böyle duyarsız ve bencilken, ben bir o kadar tersim onlara ve bu beni neden bu kadar yıpratıyor, neden ben zarar görüyorum? Neden kendinin normal olduğunu iddia edenler normal olmayan insanlara hayranlık duyarlar? Ve neden ben bunca umursamazın arasında umursaya umursaya neden ben? Belki geç kalmışçasına belki de hiç olmamışçasına düşünüyorum. Şimdi ise neden diye başlayan ve neden diye biten sayfalarca süren belki de hiç bitmeyecek denen bir yazı yazıyorum nedenini bile bilmeden. Ne yapsam birine dokunur diye korkar oldum artık, her adımım mayın üstüne düşüyor bilip bilmeden sonra nasibini alıyor her şeyden. Sanki zararına ortak olmuşum hayatın! Nerede olumsuzluk nerede bela ve nerede acı çekilecekse orada ayırtılmış yerim hem de en önde!
Yaşadıklarımı nasıl anlatabilirim ki insanlara çektiğim acıyı çekmek ister beni anlamak için? Biliyorum kiralığa çıkarsam kalbimi ilk kiracım aldığı gibi vermeyecek kalbimi üstüne üstelik acılarımı da görmeyecek bencilliğinden. Ne desem suçluyum ne desem haksızım her seferinde. Haklı olduğumda ise terk edilmişim senelerce. Hiç bana tesadüf etmemiş şans, güldürmemek lazım demiş galiba ki hiç göz yaşı eksik olmamış yüzümde. Ya ben abartmışım olayı yada o fazla kaçırmış hayatın tuzunu……..
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!
24/10/2009 · Kategori: BENNNN
![]()
![]()
![]()
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!
18/10/2009 · Kategori: BENNNN

KIRILDIM AŞKA AMA ONUN HABERİ YOK..!!!!!
Biliyorum bazen konuşacak bir şeyimiz kalmıyor sanki, paylaşacak hiç bir şeyimiz yok gibi .Yine de yüreğimden gücümün yettiği yere kadar sana sesleniyorum,seninle konuşuyorum.
Bugece,sana olan kırgınlığımı rafa kaldırdım,sevgimi aldım avuçlarımın arasına, ona sığınıyorum. Cümlelerimi kısalttım, kelimelerim buruk, gülüşlerim istenmeyen dudaklarımda.
Bir ihtimal gelişine sığındığımı fark ettiysem de, engel olamadım gurursuz ama umutlu hasretine.. Bugece gönlümü hoş tutmak istiyorum, imkansız olan her rüyaya inanmak geliyor. Bir çocuk gibi isteklerimi bastıramıyorum.
Çalmayan telefonuma elim gidiyor, seni arayıp
sana halen bende olduğunu söylemek istiyorum ama arayamıyorum
ya kızarsan yine uyandırdığıma !!!
sonra ısrarla yazmaya çalışıyorum.
Bende olan seni,hiç kırmadım, değiştirmedim ve hep korudum desem de, sendeki benin nasıl olduğunu, gülüp gülmediğini anlamsız bir sıkıntıyla merak ediyorum.
İçimdeki güzelliğine inanıp inanmamanı artık umursamıyorum! Bu gece üşüyorum,
üşümem yalnızlığımdan geliyor ve sarıyor her tarafımı. Tutunabileceğim hiçbir güzellik yok, hatırlamaktan usanmayacağım anılarım dışında.Isınabilmek için onlara sarılıyorum.
Anlamsız ve cevapsız sorular hınzırca sırıtıyor, ben görmemeye çalışıyorum.Düşler uzak gibi görünüyordu ama yakındı.
Belki de görmeyi istemek gerekiyordu. Gözlerini aç desem kapatacaksın ama kapatma gözlerini.kendime bir demet papatya alıp falıma bakmak istiyorum .
Seviyor sevmiyor diye.
Gözlerimi gelişlere verdim, gözlerimdeki hüzün bile seni özlemiş itiraf ettiler sonunda...
Düşüncelerim gururlu, hayallerim ve sevdamsa değil.
Gelseydin, bu gece kendimi unutup sana koşacaktım, susturacaktım içimdeki isyanı, kavgaların ortasında bir güneş gibi doğup ısıtacaktım yüreğini, sevinçten ağlayacaktım bu defa mutluyken hemen sarhoş olmuşum gibi, dokunacaktım, sarılacaktım.Ama gelmedin, gelemezdin belki de gelmeye de hiç niyetin yoktu aslında. Kendimi kandırdığımı anladığımda ağlıyordum.
Eskiden kimi şarkıların ne kadar anlamlı olduğunu düşünürken, şimdi sana olan özlemimin ardından çalınan her şarkı umutsuzluğumu ve sevgimi anlatıyormuş gibi geliyor.
Sevdiğim ne çok şarkı varmış, bunu seni özleyişim gösterdi bana.
Her şarkıda sen varsın, her yerde, her gördüğüm insanda, denizde,gecede, uykumda.Nasıl beceriyorsun her yerde olabilmeyi.
Bu bir marifetse eğer, neden benim yanımda değilsin kii……?
Göz yaşlarım asilliğini yitiriyor ve yenik düşüyorum sevdana.
Yoksun! Belki de hiç gelmemiştin ben, geldiğini sandım..Ayak uyduramadım yorgunluğuna Dudaklarına düşlerindeki öpüşü konduramadım.
Kimi zaman bir çocuk oldum gülüşlerinde şımaran, kimi zaman bir kadın, dokunuşlarında kendini bulan.
Ama! En çok da sanki imkânsızın oldum.
Her gelişimde bir kez daha gönderdiğin oldum. İnanamadığın, Yenemediğin, üzerinden atlayamadığın korkuların oldum.
Ağladığın, bağırdığın ya da sustuğun isyanın oldum, sanki sessizce boşalan göz yaşların, birikmişliğin oldum .
Yüreğindeki kadın ben olmak isterken sanki yüreğine sığınan ve tozlanacak olan bir anı olacakmışım gibi.
Hak etmediklerin, artık yeter dediklerin ve her şeyin olmak isterken belki de hiçbir şeyin oldum. Söylesene ben gerçekten senin neyin oldum?
Sesin hep uzakları çağırıyordu, ben üstüme alındım, sana geldim..!
Bilsem, bana ait olmayan bir seslenişi sahiplenir miyim?
Şimdi bir mevsimlik aşkvar avuçlarımda sadece bir mevsim yaşanan ama bir ömür gibi gelen aşk.Kalbime asla söyleyemem gidersen, öğrenirse onun da acı çekmesinden korkarım... Seni hep benimle bilmeli ve seviyor sanmalı Gitme...! Sevdamın yokluğuna alışabilirim belki ama sesinin uzak yolların sonunda olması acıtıyor içimi.
Suskunluğun en büyük silahın, suskunluğunla vuruyon beni asıl acı olan, canımı acıtan
bazen unutulmak...
Söylesene unutulmak kime yakışıyor?
Unutan sen olsan da sana bile yakışmıyor .
Merak etme, üstüne giydirmedim bu duyguyu, unutulmayan olmak sende daha güzel duruyor.
Görüyorsun işte, aşk a ve sana ihanet etmiyorum..
Benim kırgınlığım aşka.
Sen üstüne alınma sakın......
AMA SEN
Bir anımsın okuyupta bitiremediğim, bir özlemsin yalvarıpta hükmedemediğim, bir sen sensin merhaba deyipte elveda diyemediğim, bir tek bildiğim var sensiz ben hiçim
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!
18/10/2009 · Kategori: BENNNN

KIRILDIM AŞKA AMA ONUN HABERİ YOK..!!!!!
Biliyorum bazen konuşacak bir şeyimiz kalmadı gibi, paylaşacak hiç bir şeyimiz yok gibi sanki.Yine de yüreğimden gücümün yettiği yere kadar sana sesleniyorum,seninle konuşuyorum.. Bu gece..sana olan kırgınlığımı rafa kaldırdım,sevgimi aldım avuçlarımın arasına, ona sığınıyorum.. Cümlelerimi kısalttım, kelimelerim buruk, gülüşlerim istenmeyen dudaklarımda...
Bir ihtimal gelişine sığındığımı fark ettiysem de, engel olamadım gurursuz ama umutlu hasretine.. Bugece gönlümü hoş tutmak istiyorum, imkansız olan her rüyaya inanmak geliyor... Bir çocuk gibi isteklerimi bastıramıyorum.. Çalmayan telefonuma elim gidiyor, ama arayamıyorum
sana halen bende olduğunu demek istiyorum
ama diyemiyorum
bende ısrarla yazmaya çalışıyorum..
Bende olan seni,hiç kırmadım, değiştirmedim ve hep korudum desem de, sendeki benin nasıl olduğunu, gülüp gülmediğini anlamsız bir sıkıntıyla merak ediyorum...
İçimdeki güzelliğine inanıp inanmamanı artık umursamıyorum! Üşüyorum, bu üşüme yalnızlığımdan geliyor ve sarıyor her tarafımı.. Tutunabileceğim hiçbir güzellik yok, hatırlamaktan usanmayacağım anılarım dışında.. Isınabilmek için onlara sarılıyorum...
Anlamsız ve cevapsız sorular hınzırca sırıtıyor, ben görmemeye çalışıyorum... Düşler uzak gibi görünüyordu ama yakındı...
Belki de görmeyi istemek gerekiyordu.. Gözlerini aç desem kapatacaksın ama kapatma gözlerini ,Gözlerimi gelişlere verdim, gözlerimdeki hüzün bile seni özlemiş itiraf etti sonunda... Düşüncelerim gururlu, hayallerim ve sevdam değil...
Gelseydin, kendimi unutup sana koşacaktım, susturacaktım içimdeki isyanı, kavgaların ortasında bir güneş gibi doğup ısıtacaktım yüreğini, sevinçten ağlayacaktım bu defa mutluyken hemen sarhoş olmuşum gibi, dokunacaktım, sarılacaktım.. Ama gelmedin, gelemezdin belki de gelmeye de hiç niyetin yoktu aslında... Kendimi kandırdığımı anladığımda ağlıyordum..
Eskiden kimi şarkıların ne kadar anlamlı olduğunu düşünürken, şimdi ise çalınan her şarkı umutsuzluğumu ve sevgimi anlatıyormuş gibi geliyor... Sevdiğim ne çok şarkı varmış, bunu seni özleyişim gösterdi bana....Her şarkıda sen varsın, her yerde, her gördüğüm insanda, denizde,gecede, uykumda....Nasıl beceriyorsun her yerde olabilmeyi...
Bu bir marifetse eğer, neden benim yanımda değilsin kii……?
Göz yaşlarım asilliğini yitiriyor ve yenik düşüyorum sevdana....
Yoksun! Belki de hiç yoksun ben, var sandım..
Kimi zaman bir çocuk oldum gülüşlerinde şımaran, kimi zaman bir kadın, dokunuşlarında kendini bulan.. Ama! En çok da imkânsızın oldum...
Her gelişimde bir kez daha gönderdiğin oldum.. İnanamadığın, Yenemediğin, üzerinden atlayamadığın korkuların oldum.. Ağladığın, bağırdığın ya da sustuğun isyanın oldum, sessizce boşalan göz yaşların, birikmişliğin oldum......
Yüreğindeki kadın ben olmak isterken yüreğine sığınan ve tozlanacak olan bir anı gibiyim sanki... Hak etmediklerin, artık yeter dediklerin ve her şeyin olmak isterken belki de hiçbir şeyinim ... Söylesene ben gerçekten senin neyin oldum?
Sesin hep uzakları çağırıyordu, ben üstüme alındım, sana geldim..!
Bilsem, bana ait olmayan bir seslenişi sahiplenir miyim?
Şimdi bir mevsimlik aşk var avuçlarımda sadece bir mevsim yaşanan ama bir ömür gibi gelen aşk... Kalbime söyleyemem gidersen, öğrenirse onun da acı çekmesinden korkarım... Seni hep benimle bilmeli ve seviyorsun sanmalı
Gel artık lütfen...!
Sevdamın yokluğuna alışabilirim belki ama sesinin uzak yolların sonunda olması acıtıyor içimi.. Suskunluğun en büyük silahın, suskunluğunla vuruyorsun bazen beni
asıl acı olan, canımı acıtan unutulmak...
Söylesene unutulmak kime yakışıyor?
Unutan sen olsan da sana bile yakışmıyor ...
Merak etme, üstüne giydirmedim bu duyguyu, unutulmayan olmak sende daha güzel duruyor...... Görüyorsun işte, aşk a ve sana ihanet etmiyorum..
Benim kırgınlığım aşka…. Sen üstüne alınma......
çünkü sen
Bir anımsın okuyupta bitiremediğim, bir özlemsin yalvarıpta hükmedemediğim, bir sen sensin merhaba deyipte elveda diyemediğim, bir tek bildiğim var sensiz ben hiçim
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!
24/9/2009 · Kategori: BENNNN

Birde tenimde hüzün buseleri .
Kimden nereye olduğunu bilmediğim sonsuz bir yolculuk yüreğimde..
Tutsam diyorum acıları, tutsam.
Acıtmasa düşlerimi artık yalanlar.
Baharlar yenik düşmese kışlarıma
Gitsem diyorum bilinmeyen yerlere , gitsem..
Yenik düştüğüm bir iki mısra var dilimde şimdi
Özlemler kanatıyor içimi sevgili haddim olmayan özlemler.
yasak gerceklerse gece gibi çöküyor günlerime.
Bir bakıyorum güneşler solmuş, bir bakıyorum bitmeyen gündüzler gece olmuş.
sevsem diyorum umursamazcasına, sevsem.
Sevsem diyorum, ama sevemiyorum özgürce.
Sevdalarım sanki hep bir yasağa mahkum,
Gölgeler hep kararır yarınlarıma.
Sevsem diyemiyorum, sevmesemde
Sevmeler hep boğazıma düğümleniyor.
Gelemiyorum, gelmek istesemde.
Duygularım dağlar misali yenik düşüyor yağmur misali yağan gözyaşlarıma.
Ağlama diyorum bazen, ya da gülme
Karar veremiyorum,gülsemde ağlıyorum.
Ağlasamda kanıyorum.
Kimse beni anlamaya çalışmıyor
Kimse için önemli degilim
Sanki
Kimse kahretsin kimse nasıl oldugumu merak etmiyor
Yoruldum koşmaktan,nereye koştugumu bilmeden
Kimseyi tanıyamıyorum artık
Bu şehir dünkü şehir ama ben tanıyamıyorum
Ruhum canımı dişliyor ne zamandır
Huzur vermiyor bedenime
Canım acıyor ama derman aramıyorum
Biliyorum
Dermanım çoktan bu acıyı iyileştirmeyi bıraktı
Kan sızıyor artık kalbimden
Delinmiş bi gemi gibiyim su alıyorum
Benimde batmam yakındır.
Gün dogmuş öyle diyorlar
Nereden bilsinler
Benim sabahıma güneş dogmuyor ki
Benim sabahım olmuyor artık
Hatırlıyorum sabahlarım benimde güneş Dogmuş sabahlarım vardı
Bir iç çekiş gecelerde.
Bitse diyorum kararan geceler.
Artık şafak sökse
Bitse diyorum hüzünler, mutluluk gelse..
AMAAA ???
Ne şafak döküyor ne kara geceme güneş doğuyor..
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!
12/9/2009 · Kategori: BENNNN

Bir konuşma sırasında adamın biri kadının birine sormuş:
-Nasıl bir erkek arıyorsun?
Kadın bir süre sessiz kaldıktan sonra adamın gözlerinin içine bakarak sormuş:
-Gerçekten bilmek istiyor musun?
Adam biraz isteksiz, "Evet" demiş.
Ve kadın başlamış anlatmağa...
-Bugün ve bu yaşta bir kadın olarak, bir erkeğe onun benim
için benim kendime yapabileceğimden fazla ne yapabileceğini
soracak konumdayım. Kendi masraflarımı karşılayabiliyorum;
bir erkeğin ya da bir başka kadının yardımına gerek duymadan
evimi idareediyorum. Böyle olunca,
"Sen masaya ne koyuyorsun?" sorusunu sorma konumundayım.
Adam kadına bakmış. Paradan söz ettiğini düşünüyormuş.
Kadın hemen bu düşünceyi düzeltmiş:
-Sözünü ettiğim, para değil. Ondan öte bir şey istiyorum.
Hayatın her alanında mükemmeliyeti arayan bir erkeğe
ihtiyacım var.Adam arkasına yaslanıp kollarını kavuşturarak
kadından biraz daha açıklama istemiş.
Kadın başlamış anlatmağa:
-Kendini zihnen mükemmelleştirmeye çalışan birini istiyorum,
çünkü sohbet ve zihnen uyarılma arıyorum.
Basit bir adama ihtiyacım yok. Ruhen mükemmelleşmeye çalışan
birini arıyorum, çünkü dengesiz bir birleşmeye ihtiyacım yok.
İnananlarla inanmayanların bir araya gelmesi felakete yol
açar. Bir kadın olarak yaşadıklarımı anlayacak kadar duyarlı,
ayağımı sağlam basmamı sağlayacak kadar güçlü bir erkek
arıyorum. Saygı duyabileceğim birini arıyorum.
Ona boyun eğmem için onu saymam gerekir.
Kendi işini yürütemeyen adama boyun eğemem.
Boyun eğme konusunda sorunum yok...
Yeter ki buna değer biri olsun.
Tanrı kadını erkeğe eş ve yardımcı olarak yaratmış.
Kendine yardım edemeyen adama ben yardım edemem.
Kadın aklından geçenleri böyle döküverdikten sonra adama
bakmış. Adam yüzünde şaşkın bir ifadeyle otura kalmış:
-Çok fazla istiyorsun, demiş.
-Değerim çok fazla, diye yanıtlamış kadın

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!
31/7/2009 · Kategori: BENNNN

derdime dermanmısın sen dağlar....
Hayat herşeye rağmen bir şekilde devam ediyor.
Birileri bir yerde mutlu birileri bi yerde mutsuz.
Bazılarında ümit hiç tükenmezken,bazıları çoktan kesmiş ümidini yaşamdan ve yaşamaktan.
Kimiyse,ortalarda bir yerde işte...
Düşünüyorumda,ben bu hayatın neresindeyim acaba?
Kendi mahkememde sorguluyorum kendimi.Herşeye tarafsız bakamıyor insan böyle durumlarda.
Birşeylerde,biryerlerde hep kendini destekliyor...
Gideyim diyorum bazen,kimse bulamasın beni.Hatta ben bile...
Konuşmasın kimse benimle, ben istemedikçe...
Uzaklar...Hep sizi arıyorum.Sizde bana bir hayat var biliyorum,
ama size bir türlü kavuşamıyorum...
Dağlar...
Neden size yazılmıştır bütün şiir ve şarkılar diye merak ederdim hep.
Anladımki sizden başka dost yokmuş,
Anladımki sizden başka hiç kimse beni can kulağıyla dinlemiyormuş.
Anladımki hayatta hep senden güç alınıyormuş...
Hayat...
Anladımki seninle başa çıkılmıyormuş,
anladımki sen estirdiğin rüzgarlarla bizi bir yaprak misali istediğin yere savuruyormuşsun.
Ve anladımki...
Ya da boşver,anlamadım say seni...
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!
31/7/2009 · Kategori: BENNNN
![]()
hafiflediğini:
Ayaklarının yerden kesildiğini sonra!
Şöyle bir arkaya döndüğünde neleri bıraktığını görürsün;
Mutsuzluklar
terk etmeler yada terk edilmeler
haksızlıklar
yanlış anlamalar yada anlaşılmalar...
Kurtulmak istediklerin
kaçtıkların
bir an önce oradan uzaklaşmak istediklerin sana bakmakta…
Düş kırıklıkları ve umutsuzluklar yada yeni bir yaşama başlamak…
Yaraların sarılmasına izin vermek!
Ölene dek içinde taşıyacağına inandığın yaralardan kurtuluvermek istersin bir anda...
Ve bir cesaret ile yeniden aynı sarmalın içinde boğulmaktansa yeniye uzanırsın!
Yeni başlangıç
yeni umutlar…
Şimdi yalnızlık
kırılmışlık o kadar uzaktadır ki;
Dokunduğun bu yeni beden almıştır tüm yarım kalmış neyin varsa…
Geride bıraktıkların ile bir anda için boşalmış
kocaman bir boşluk açılmıştır içinde.
Öylesine karanlık ve öylesine sessiz
iç acıtıcı ki; Karanlığından ışıklar giremezdi içeriye…
O boşluğa girecek
o boşluğa alınacak en küçük şey;
Bir zaman sonra tüm boşluğunu kaplayacak ve o boşluğun adı
artık “O” olacaktır!
Ne tarafa dönsen
ne yana baksan sadece o vardır artık.
O
senin içinde ve sen o olmuşsundur artık!
Roller değişir bir anda…
Birinin yüreğine
ruhuna
bedenine girmek…
Orada temelli kalmayı istemek…
İleriye
hep ileriye bakmak;
Yorulmadan
sapmadan…
Her şey yenidir şimdi yaşamında;
İlk kez gökyüzünün bu kadar mavi ve renklerin bu kadar çok olduğunun farkına varırsın!
Aslında gökyüzü her zaman mavi ve renkler her zaman bu kadar çok idi!
Nereden ve nasıl bakman gerektiğini öğrendin
yeni baştan gördüğünü keşfettin sadece!
Perdelerini açtın sonuna dek ve pencereyi araladın…
Keşfettiğin her şey yeni ve her keşif sonrası gözlerinin rengi değişmeye başlıyor…
Aslında yeniden görmeye başlıyorsun.
Kır çiçeklerinin rengarenk oluşuna şaşırıyorsun
ilk kez görüyormuş gibi…
Gökkuşağına her an yeni bir renk ekliyorsun.
Şimdi
dünyaya yüreğinin penceresinden bakıyorsun!
Hiçbir şey için geç kalmadın aslında!
Yeniden doğmak gibi bir şey bu!
Beklenmedik anda bir boşluğa düştüğünü düşünür, hafiflediğini:
Ayaklarının yerden kesildiğini sonra!
Şöyle bir arkaya döndüğünde neleri bıraktığını görürsün;
Mutsuzluklar, terk etmeler yada terk edilmeler, haksızlıklar, yanlış anlamalar yada anlaşılmalar...
Kurtulmak istediklerin, kaçtıkların, bir an önce oradan uzaklaşmak istediklerin sana bakmakta…
Düş kırıklıkları ve umutsuzluklar yada yeni bir yaşama başlamak…
Yaraların sarılmasına izin vermek!
Ölene dek içinde taşıyacağına inandığın yaralardan kurtuluvermek istersin bir anda...
Ve bir cesaret ile yeniden aynı sarmalın içinde boğulmaktansa yeniye uzanırsın!
Yeni başlangıç, yeni umutlar…
Şimdi yalnızlık, kırılmışlık o kadar uzaktadır ki;
Dokunduğun bu yeni beden almıştır tüm yarım kalmış neyin varsa…
Geride bıraktıkların ile bir anda için boşalmış, kocaman bir boşluk açılmıştır içinde.
Öylesine karanlık ve öylesine sessiz, iç acıtıcı ki; Karanlığından ışıklar giremezdi içeriye…
O boşluğa girecek, o boşluğa alınacak en küçük şey;
Bir zaman sonra tüm boşluğunu kaplayacak ve o boşluğun adı, artık “O” olacaktır!
Ne tarafa dönsen, ne yana baksan sadece o vardır artık.
O, senin içinde ve sen o olmuşsundur artık!
Roller değişir bir anda…
Birinin yüreğine, ruhuna, bedenine girmek…
Orada temelli kalmayı istemek…
İleriye, hep ileriye bakmak;
Yorulmadan, sapmadan…
Her şey yenidir şimdi yaşamında;
İlk kez gökyüzünün bu kadar mavi ve renklerin bu kadar çok olduğunun farkına varırsın!
Aslında gökyüzü her zaman mavi ve renkler her zaman bu kadar çok idi!
Nereden ve nasıl bakman gerektiğini öğrendin, yeni baştan gördüğünü keşfettin sadece!
Perdelerini açtın sonuna dek ve pencereyi araladın…
Keşfettiğin her şey yeni ve her keşif sonrası gözlerinin rengi değişmeye başlıyor…
Aslında yeniden görmeye başlıyorsun.
Kır çiçeklerinin rengarenk oluşuna şaşırıyorsun, ilk kez görüyormuş gibi…
Gökkuşağına her an yeni bir renk ekliyorsun.
Şimdi, dünyaya yüreğinin penceresinden bakıyorsun!
Hiçbir şey için geç kalmadın aslında!
Yeniden doğmak gibi bir şey bu!
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!
« Önceki ::


