29 04 2011

GİTMEK GEREK BAZEN...

Gitmek gerek bazen.Her şeyi bırakıp fütursuzca kaçmak gerek.Toparlanmadan, hiçbir şeyi yerinden kaldırmadan,çayından son yudum almadan çekip gitmek gerek.Yağmur yağarken çıkmak gerek yola.Islak kaldırımlarda çırpınan sulara aldırmadan, büyük bir kuşkuyla, en güzel korkuyla koşmak gerek. Gitmek gerek bazen.Hiç olmamışları olmayacakları düşünmeden, bir güvercin havalanması gibi, özgürlüğün peşine düşmek gerek.Koşmak, Koşmak; yoruluncaya kadar, çatlayıncaya kadar, anılardan kurtuluncaya kadar. Gitmek gerek bazen.Elinden tutup kaderin, karanlığın içinden seçmek lazım tüm beyazları.Yeniden bir doğuş lazım güneş gibi. Gitmek lazım bazen.Acılar dilini sivriltsin üzerime.Yol kenarlarında gördüğüm papatyalar bir aşk falı baksın, içinden buz gibi bir yalnızlık çıksın.Ellerimi, yüreğimi üşütsün ne çıkar.Yerim yurdum olmasın, tüm kapılar, tüm perdeler kapansın suratıma.Bir kaldırım köşesi yeter seni bulmama Devamı

28 04 2011

SENİNLE YAŞLANMAK İSTİYORUM

  Seninle yaşlanmak istiyorum. Seneler geçsin, sen beni bil, ben seni bileyım istiyorum. Benim olduğu kadar dostlarının, dostlarının olduğu kadar benim ol istiyorum. Nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp anlatalım. Yaşayalım kı, öğrenelim hayatı ve destek çıkmayı. Birbirimizin omuzlarında ağlamalıyız. Sen çok dertlenip, içip,arkadaşlarınla eve gelmelisin. Paylaşmalı ve beraber sıkılmalıyız. Öyle ki, yalnız sıkılmak sıkmalı bizi. Yaşayalım ki, paramız olunca sevinelim. Güzel günlerimizi, evimizde, bır şişe şarap ve pijamalarımızla kutlamalıyız. Ya da bazen dostlarla ucuz biralar içerek... Böylece yaşamalıyız işte. Sonra çocuğumuz olmalı, düşünsene, senin ve benim olan bir canlı. Geceleri ağladıkça sırayla susturmalıyız. Sen arada mızıkçılık yapmalısın. Ve ben söylenerek sıranı almalıyım. Yorgun olduğum için yemek yapmamalıyım, söylenerek yumurta kırmalısın. Hava soğukken birbirimize sıkıca sarılıp yatmalıyız. Zaman su gibi akıp giderken, herşey yaşanmış bir hayatımız olmalı. Herşeye rağmen hiç bıkmamalıyız birbirimizden. Mutlu da olsa, kötü de olsa, yaşadığımız günler bizim günlerimiz olmalı. Saçlara düşünce aklar ya da gidince aklar, çocukları güvence altına alıp gitmeli bu şehırden. Kavgasız, her sabah gürültüyle uyanılmayan, sessiz bir yere gitmeliyiz. Geceleri balkonda denizi seyredip, sandalyelerimizde sallanmalıyız. Eve gelip, benden kahve istemelisin. Çocuklar gelmeli zıyaretimize, geçmışteki hareketli günlerimizi anımsamalıyız... Öyle sevmelisin ki beni, bu yazdıklarım korkutmamalı seni. Tebessümler açtırmalı yüzünde. Bir gün bu hayatı bırakıp giderken, sadece mutluluk olmalı yüzümüzde, birbirimizi sevmenin gururu olmalı, herşeyde... ... Devamı

28 04 2011

*GÖRDÜĞÜNE ALDANMA, O BEN DEĞİLİM.

  Gördüğüne aldanma, o ben değilim. Ardımda duran koca bir hayatla yoğruldum. Kaç sevdanın izi durur avuçlarımda, ben aşkla kendime savruldum. Bilmeyene uzaktan hoş gelir davulun sesi, kanma; gülüşüme acılar sakladım. Kaç savaş meydanında cenk ettim, yine de devrilmedim; ayaktayım. Gözlerim, yüzümden yaşlıdır. Bakmasını bilenler görecektir. Duvarlarımı geçebilirsen eğer; emin ol, sunacağım cennettir. Görünüşüme aldanma, çapkın dururum. Her gece o maskeyi çıkarır, yastığıma sarılıp yalnız uyurum. Dilimden geçenler, gönlümdekidir. Yalana, dolana saplanamam. Bazen kahkaham sahtedir, onunla bile gözyaşımı saklayamam. Parmak izim gibidir sesim, nereye gitsem bulunurum. Bir şarkı takılıdır dilimde, onu söylerken her şeyi unuturum. Notalar tanır beni, türküler bilir. Kederimi de, sevincimi de ezgilere saklarım. Dikkatle dinlersen duyacaksın, ben hayatı müzik gibi yaşarım. Sevda dediğin nedir? Biraz tebessüm, biraz acı! Geçmişse ömrün baharı; bir hüzün kalır yüzde, bir de kalpte o derin sancı! Küçük şeyleri severim, büyükler nasılsa ölür. Kim baki kalır bu dünyada? Şöyle bir bak etrafına, gün gelir, taş bile çürür. Ben yüreğim kadarım, ötesini bilemem. Haşmetli duruşuma kanma, karıncayı bile incitemem. Vur diye beklemem ama gafil avlanmışsam, intikam peşine de gidemem. Yaşadıklarımdan dersler aldım, tüm hazinem budur benim. Biriktirdiğim sevdalarım, dostluklarım var cebimde; giderken ancak onları götürebilirim. Görünüşüme aldanma, o ben değilim iki gözüm! Ben de yüreğiyle yaşayan kadınlardan biriyim. Aşk uğruna bin parçaya bölünürüm; yetmezse, yol... Devamı

05 04 2011

EĞERKİİİ

  Eğerki ağlıyorsa kadın.. Bu onun aciz yoksun olduğunu değil aslında ne kadar güçlü olduğunu göste...rir.. Gözyaşı olan kadının omuzlarında çok yük vardır.. Yaşanılanlar ağır gelmiştir ancak o onların üstesinden gelmiştir.. Ağlıyorsa eğer kadın sebepsizdir bazende.. Kendi bile bilmez ama hisseder belki diye.. Eğer ağlıyorsa kadın sevgi vardı yüreğinde.. Yada bir acı ellerinde.. Dertten ziyade yarım kalanlar belkide.. Yarıda bırakanlar.. Kadının gücünü gözyaşları gösterir işte.. İçinde yaşattıkları kendine sakladıkları ve bunlara rağmen ayakta durabildiğinin göstergesidir her damlası.. Acının sessizliğine rağmen onda ne fırtınalar kopmuş onu anlatır sızısı.. Eğerki ağlıyorsa kadın güçlüdür.. Hayata yenilmek yerine gözyaşlarıylada olsa mücadele etmiştir.. Kim bilir belkide sevmiştir sevilmemiştir.. Kadın........ Eğer süzülüyorsa yanaklarından iki damlada olsa yaş.. Güçlüdür bir o kadarda yorgundur ama en azından galiptir hayata... Devamı

20 03 2011

BİR KADIN GİTTİĞİNDE

  Onlar bir gün çekip gittiklerinde, peşlerinde “yetim-öksüz” kalan çok olur. Mutfaktaki dolap, perdeler, kavanozun içindeki eski düğmeler, özenle saklanmış küçülmüş giysiler, dolap diplerindeki kurdeleler… Sabah karanlığında mutfaktan gelen tıkırtılar susar, yetim kalmıştır tabaklar. Bir kadın gittiğinde hep suyu unutulur saksıların. Sık sık boynunu büker “sarıkız”. O teki kalmış eski bardağın anlamını bilen olmaz Değerini kimse anlayamaz krom hac tasının. Balkon artık sessizdir Koridor kimsesiz. Bir kadın gittiğinde… Bir kadın gittiğinde ne çok kişi gider aslında; Bir ağır işçi, bir temizlikçi, bir bakıcı, bir bahçıvan, bir muhasebeci… Bir anne gider… Bir dost… Bir arkadaş… Bir sevgili… Ne çok kişi yok olur bir kadın gittiğinde… Hep böyle olur; bir kadın gittiğinde; övgüler, uyarılar, yakınmalar, dualar yetim kalır. Kapı eşiğindeki “Dikkat et…” duyulmaz, Annesi gitmiştir “geç kalma”nın. Kadınlar, arkalarında büyük boşluklar bırakarak giderler. Bir kadın gittiğinde pek çok kişi gitmiştir aslında Ve bir kadın gittiğinde pek çok “yetim” bırakmıştır arkasında. Hayatınızdaki kadını yitirmemeniz dileğiyle… ... Devamı

20 03 2011

HAYATTAN NE ÖĞRENDİM

  Hayattan ne öğrendim? Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum. Işığı gördüm, korktum. Ağladım. *** Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim. Karanlığı gördüm, korktum. Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi. .. Ağladım.  * * *  Yaşamayı öğrendim. Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu; Aradaki bolumun, olumden calinan zamanlar oldugunu ogrendim.  * * *  Zamani ogrendim. Yaristim onunla… Zamanla yarisilmayacagini, zamanla barisilacagini, zamanla ogrendim…  * * *  Insani ogrendim. Sonra insanlarin icinde iyiler ve kotuler oldugunu… Sonra da her insanin icinde iyilik ve kotuluk bulundugunu ogrendim.  * * *  Sevmeyi ogrendim. Sonra guvenmeyi… Sonra da guvenin sevgiden daha kalici oldugunu, Sevginin guvenin saglam zemini uzerine kuruldugunu ogrendim.  * * *  Insan tenini ogrendim. Sonra tenin altnda bir ruh bulundugunu. .. Sonra da ruhun aslinda tenin ustunde oldugunu ogrendim. * * * Evreni ogrendim. Sonra evreni aydinlatmanin yollarini ogrendim. Sonunda evreni aydinlatabilmek icin once cevreni aydinlatabilmek gerektigini ogrendim.  * * *  Ekmegi ogrendim. Sonra baris icin ekmegin bolca uretilmesi gerektigini. .. Sonra da ekmegi hakca ulesmenin, Bolca uretmek kadar onemli oldugunu ogrendim.  * * *  Okumayi ogrendim. Kendime yaziyi ogrettim sonra… Ve bir sure sonra yazi, kendimi ogretti bana…  * * *  Gitmeyi ogrendim. Sonra dayanamayip donmeyi… Daha da sonra kendime ragmen gitmeyi…  * * *  Dunyaya tek basina meydan okumayi ogrendim genc yasta… Sonra kalabaliklarla birlikte yurumek gerektigi fikrine vardim. Sonra da asil yuruyusun kalabaliklara karsi olm... Devamı

20 02 2011

HAYAT KİMLERE SÜPRİZ YAPIYOR

  Hayat Kimlere Sürpriz Yapıyor? Bilgisayardaki zip dosyaları gibiyim. Bir tıklıyorsun, içimden onlarca klasör çıkıyor. Bu kadar yaşamak gerekir miydi? Gerekiyormuş demek ki!       Hayat Kimlere Sürpriz Yapıyor? Biraz daha sakin ve basit bir hayatım olsaydı, daha çok şey istemeye hakkım olur muydu? O kadar fazla ve yük dolu ki küfem, hayat sunacak bir mucize bulamıyor olabilir. Bir film seyrettim bugün ve bunları düşündüm. Sakin, dingin ve geleneksel yaşanılan hayatların, o hayatlara doğan çocukların ve o huzurda büyüyen insanların yaşamlarını anlatıyordu. Sonra gün geliyor ve bir mucizeyle karşılaşıyorsun. Her şey dümdüz giderken, bütün ömrünü değiştirecek bir olay yaşıyorsun. Bir aşk filminde salya sümük ağladıktan sonra, “neden benim başıma hiç böyle bir şey gelmedi? Zaten bunlar hep filmlerde olur!” dediniz mi? Bir yerlerden bir prens çıkagelir, güzeller güzeli kızı delice sever ve mutlu sona ererler. Güncel hale gelmiş, modernize edilmiş hikayeler ise, filmlere yansır ve biz ağlayarak seyrederiz. İçten içe başrol oyuncusunun yerinde olmak isteriz. Biri bizi öyle sevmelidir! Gönül bunu ister! İşte buna benzer şeyler düşündürttü bu film bana! Böyle büyük güzellikleri hak etmek mi gerekiyor? Karnesine takdir getiren, sınıfta uslu olan, ailesinin sözünü dinleyen çocukların, sene sonunda bilgisayar alınarak ödüllendirilmesi gibi; hayat da bizim ne kadar uslu durduğumuza mı bakıyor? Maceracı, asi, başına buyruk ve deneyerek öğrenenlerdenseniz, muhtemelen başınızı çok defa belaya sokmuş ve bir şekilde çıkmışsınızdır. Görmüş, geç... Devamı

08 02 2011

UĞRUNA ÖLÜNECEK KADIN

Uğruna Ölünecek Bir Kadın Tanıdım... Ve O'nu Mutlu Etmek İçin Yalnızca "Anne" Demek Yetiyordu.. Devamı

08 02 2011

ELBET BİR GÜN

  ''Her Zaman Yaşadıklarınla Değil; Yaşattıklarınla Anılırsın. Ve Sakın Unutma, Ne Yaşattıysan Elbet Birgün Yaşarsın. . .     Devamı

08 02 2011

NE KADAR ÖNEMLİ OLDUĞUNU ASLA UNUTMAYIN

  Bir şarkı yaşanan anı ateşleyebilir. Bir ağaç bir ormanın başlangıcı olabilir. Bir kuş, baharın müjdecisi olabilir. Bir gülümseme bir dostluğu başlatabilir. Bir tokalaşma moralinizi yükseltebilir  Bir yıldız, denizde bir gemiye yön gösterebilir. Bir tek kelime, büyük bir ideali anlatabilir. Bir huzme güneş ışığı, bir odayı aydınlatabilir. Bir mum , karanlığı yırtabilir. Bir gülüş, hüznü fethedebilir. Bir adım, uzun bir yolculuğu başlatabilir. Bir dua, bir kelimeyle başlar. Bir umut ışığı ruhumuzu besleyebilir. Bir dokunuş, ne kadar önemsendiğinizi hissettirebilir. Bir ses, bilgelikle konuşabilir. Bir ,yürek gerçek olanı anlayabilir. Bir yaşam çok şeyi değiştirilebilir. Görüyorsun ya… Her şey sana bağlı!. Ne kadar önemli olduğunuzu asla unutmayın… Margo Daniel Devamı

08 02 2011

YALNIZLIĞIM VE BEN

      Öperek uyandırdım bu sabah ayrılığı. Fırından yeni çıkan bekleyişler satın aldım. Kırmızı mavi ekoseli yalnızlığımı serdim masaya. Manzaraysa ayrılığa sıfır! İşte her şey hazır.. Acılarımla iki lafın belini kırdık. Yokluğunda bir kuş sütü eksik.. Yalnızlığım ve ben; seni çok bekledik...           ... Devamı

08 02 2011

NEYSE

    *** Daha cesurum artık.. Keske Dememek İçin Çabalamıyorum. İçimde Büyütmüyorum Hiçbirşeyi Ve Kimseye Hiç Hayatımdan Çıkmayacakmış Gibi Davranmıyorum... Gitmek İsteyene Bir Yolda Ben Çiziyorum... Çok Umursamıyorum Ve Çok Anlam Yüklemiyorum Hiç Bir şeye.... Giderken 'Benle' Başlayan Cümleleri Dinlemiyorum Bile.. SaDece Tek Bir Cümle Söylüyorum .. "NEYSE."...! ... Devamı

08 02 2011

UNUTMALI Kİİİ

        ***Ters giden birşeyler oluyorsa sürekli, Yürümüyorsa tren, rayındayken bile... Hayat dalga geçmeye başlamışsa seninle, Uzatmamak gerekli... Ne pes etmeli insan, nede mücadele etmeli...  Ne peşinden koşmalı sürekli, Ne de çekmeli elini eteğini,herşeyden... Gözlerini kapattıgında başka şeylerde düşünebilmeli Hatta, Hatta,.............. misafir etmeli yalnızlığı yüreğinde... Ve Unutmalı geçmişini, Unutmalı ki, olsun bir geleceği...     ... Devamı

14 11 2010

KIZILDERELİ ATASÖZÜ

Kızıl Derili Atasözü..   Bildiklerini anlat, ama akıl vermeye kalkma; Anlatılanları iyi dinle, ama hepsini doğru sanma; Sessiz kalmak bir şey bilmediğin anlamına gelmez; Çok konuşmakta çok şey bildiğini göstermez; Herkesi kendine eşit gör, her kim olursa olsun bir insanı küçümsemek akılsızlık, Çok büyük görmekte korkaklıktır. Cesaret akıldan gelirse cesarettir, Bilgisizlikten gelirse cehalettir... Devamı

11 11 2010

ÇOCUK GİBİYİM BU GÜNLERDE

Çocuk gibiyim bugünlerde... Her şeyden alınıyorum Biri, azıcık içime dokunan bir söz söylese, ağlayacak gibi oluyorum Sanki sonu olmayan kapkaranlık bir yoldayım da Çıkış arıyorum GülüşLerim bir türlü yansımıyor dudaklarıma Hep yarım, hep eksik günler yaşıyorum Yüreğim ağır geliyor bana Hayata karşı bir yenilmişlik bir boş vermişlik içindeyim Oysa kent uzun zaman sonra güneşe açtı kucağını Bense nereye gitsem gri bulutları Sürüklüyorum peşimden Güneş bir benim içime doğmuyor nedense Gece yarılarında sıçrayarak uyanıyorum nicedir Nicedir huzurla uyumanın ne demek Olduğunu unuttum Yeni güne dayanılmaz kalp ağılarıyla başlıyorum Tatsız tuzsuz Bir hayat işte Devamı

01 11 2010

DOĞRU BİR SÖZ

  Anladım ki ben sende bir rüzgardım estim geçtim; ama unutma, Sende bende bir rüyaydın uyandım ve bittin. Devamı

22 10 2010

YAŞAMAK

Ben hep kuşları kıskanmışımdır Kanatlarında umut, Gagalarında sevinç çığlıkları Yükseklerde dolaşıp durmalarını Binlerce ağaç içerisinde Konacak dal bulmalarını Ben hep Denizleri kıskanmışımdır, Enginliğini ve derinliğini. Aniden haşinleşip çılgınca Öfkeyle şahlanıp Bir anda durulmasıyla Geniş kumsallara sahiplenişini, Yüreğinde taşıdığı yeşil yosunlarını Kayalıklara çarpan tokadına inat Mesken olduğu yakamozları. Ben hep ağaçları kıskanmışımdır Toprağa, pençe misali kök salmasını, Kucak açmasını gökyüzüne Gölge olup İnsanlığa Yaşama can katmasını, Her bir dalı renk cümbüşü Bir iken çoğalıp Bin olmasını Kağıt, kalem olup meram anlatmasını Ben hep çiçekleri kıskanmışımdır Halı misali serilip kırlara Rüzgarın ahenginde, Raksedişine bakışımdır hayran hayran Yeşili, sarısı, moru, alıyla Anamın oyalı yazması gibi Gücünü aldığı toprağa örtülüşünü. Ben hep dağları kıskanmışımdır Tüm heybetiyle dikilmiştir karşıma Bazen aşılmaz engel olmuş, Bazen sığınacak bir kucak Bazen destan olmuştur büyük aşklarla Bağrına almıştır kurtla kuzuyu Sarplığı çaresizlik olmuşken, Bazen ümit olmuştur ardına sakladığıyla Ben hep gökkuşağını kıskanmışımdır. Hep bahar yağmuru sonrası çıkan, Küçücük damlasında, Gün ışığını saklayan. Sarmalayıp sıkıca tüm evreni, İncecik bedenine sığdırışını yedi rengini. Sonsuz bir uçurtma misali Umut olup, yumak misali dolanan, Ancak, İpi elimizde olmayan Ben hep Işığı kıskanmışımdır, Korkulu gecenin ardından gelen. Karanlığı ürküten, Yol gösteren bir kıvılcım misali, Güneşten kopup dünyayı aydınlatışını. Yaşama ilham kaynağı, Hastaya şifa, Mahku... Devamı

05 10 2010

BAKMA ÖYLE

  BAKMA ÖYLE! ATTIĞIM OL TADA PİŞMAN OLURSUN, SEVERİMDE ĞİDERİM DE SÖVERİMDE SEN SADECE CÜMLEMDE NOKTA OLURSUN DENGESİZİM,ÇILGINIM,UKALAYIM,ŞIMARIĞIM AMA ÇOK TATLIYIMMM UYUZUM HAYATIMI YAŞARKEN HAYATI BİR UĞRAR ĞİDERİM ŞEYTAN TÜYÜM VAR ALDANIP YAKLAŞMA YAKARIM..... ELİMDE APTAL OLURSUN SALAĞA YATARIM BENİM NE YAPACAĞIMI NE DİYECEĞİMİ NE DÜŞÜNECEĞİMİ ASLA BİLEEMZSİN, BOŞUNA UĞRAŞMA BENLE! BENİ ASLA ÇÖZEMEZSİN!!!!!!!!!1 ... Devamı

05 10 2010

KAHROLASI YÜREĞİM

                                                                                               Senin neyine idi, be kahrolası yüreğim! Dağlarla boy ölçüşmek sevdaların adına, Sana mı kalmıştı nehirlerle yarışmak?  Bir nebze aydınlık için karanlıklarla boğuşmak. Senin neyine idi, be kahrolası yüreğim! Alın yazını silmeye yoldaş aramak... Her güzeli adam sanıp elini uzatmak, Sana mı kalmıştı dünyanın dikenlerini budamak. Senin neyine idi, be kahrolası yüreğim! Bu kahpe düzenin kalleşlerine kafa tutmak, Eğrileri doğruların arasında çıkartmaya çalışmak! Sana mı kalmıştı sevmeyi beceremeyenlere Senin neyine idi, be kahrolası yüreğim! öğretmek Yüzüne her gülene güvenip sırtını dönmek, Sana mı kalmıştı el yerine dizlerini dövmek!   Bak da gör bundan sonra nasılmışYAŞARKENölmek ... Devamı

05 10 2010

ALLAHIMMM

  BANA ÖYLE BİR GÖNÜL VER Kİ: Bir kuruluşun tepe noktasında yetkili olsam bile, bunu asla başka şekilde kullanmamalıyım. Günlük yaşamda "ben" yerine, daha çok "sen" sözcüğünü kullanabileyim... BANA ÖYLE BİR SEVGİ VER Kİ: Sonsuz bir hazine gibi bitmesin, çoğalsın daha da sevdikçe, doldursun sarsın çevremi. Hatta düşmanlarımı da sevebileyim... BANA ÖYLE BİR GÜÇ VER Kİ: Herkesten daha çok çalışabileyim, tutsak düşmeyeyim doğanın koşullarına, eşim ve çocuklarımı da mutlu et ki, mutluluğu başkalarına da götürebileyim... BANA ÖYLE BİR SAĞLIK VER Kİ: Düşünebileyim, konuşabileyim. BANA ÖYLE BİR ERDEM VER Kİ: İbadet edebileyim, iyilik etmeyi ve sevinçten buğulanmış gözlerle, teşekkür edenlere; bir şey yapmadım, anımsamıyorum diyebileyim. BANA ÖYLE BİR YETENEK VER Kİ: İyi eş, baba, anne, iyi komşu, iyi arkadaş, iyi vatandaş olabileyim. BANA ÖYLE BİR UMUT VER Kİ: Bugüne kadar yapmış olduğum hatalar için karamsarlığa düşmeyeyim, herşeyden aklanmış olarak yaşama yeniden başlamak üzere bağışlanabileceğimi bileyim. BANA ÖYLE BİR ANLAYIŞ VER Kİ: düşünebildiğim, yargılayabildiğim, inandığım, kahrolduğum, varolduğum şu anda bu sözleri söyleyebildiğim için şükredebileyim. BANA ÖYLE BİR TALİH VER Kİ : Yıllar sonra beni hatırlayanlar "herkese iyilik eden, tüm insanları seven, o düzeyde de sevilen bir kişiydi " diye konuşsanlar ve ben de huzur içinde olabileyim.      BANA ÖYLE BİR İRADE VER Kİ: Birgün yenilip, içimdeki şeytanın kurallarına doğru yönelirsem; bu bir düşünce ise düşüncemi, bu bir adım ise ayağ... Devamı

05 10 2010

AŞK NEDİR ????

Ask delicesine flört ederken yanindakinin hiç bir sey yapmama hakkini teslim etmektir. Saygidir. Ask zaaflariniz oldugunu ortaya çikarir. Kabullenmektir. Ask simdi zamani degil diye beklemeyi bilmektir. Sabirdir. Ask saçlarda baslayip topuklarda biten bir gezintidir. Kesiftir. Ask 'Seviselim' demeden sevismek, yanindakinin ne istedigini bilmektir. Anlasmaktir. Ask baglandigini sandiginda, karsindakine 'hayir' deme sansini tanimaktir. Inceliktir. Ask korumaktir. Sorumluluktur. Ask ciddi bir tokalasmayi kikirdamaya dönüstürmektir. Mizahtir. Ask 'Durma yoksa seni öldürürüm' lafini duymaktir. Sehvettir. Ask evinizdeki herseyin yerinin degistirilmesini kabullenmektir. Teslimiyettir. Ask sevgilinizin ne oldugunu bütün çiplakligiyla görmektir. Gerçektir. Ask saatin kaç oldugunu bilip aldirmamaktir. Nesedir. Ask sizi kucaklayan kollarin gittikçe daha çok sarilmasidir. Mutluluktur. Ask gecenin bir vaktinde 'Sen uyu benim gitmem gerek' dediginizde 'Uyanik kalip seni biraz daha görmeyi tercih ederim' cevabini almaktir. Sicakliktir. Ask tanidiginizi zannettiginiz insanin yeni yanlarini kesfetmektir. Tazeliktir. Ask uyandiginizda rüyanizi yaninizda bulmanizdir. Düslerin gerçek olmasidir. Ask kocaman yatagin üçte birine sigismaktir. Yakinliktir. Ask evin anahtarindan bir kopya daha yaptirmaktir. Güvendir. Ask 'Hosçakal' dedikten sonra tekrar karsilasacagini bilmektir. Kaderdir. Ask 'gerindiginde sizlayan vücut' lafinin anlamini bilmektir. Derstir. Ask ecza dolabini açtiginda, dismacunu kapagini kapatilmamis bulmaktir. Uyumdur. Ask pencereden disariya baktiginda kiminle oldugunu hatirlamaktir. Düsüncedir. Ask rüzgarin agaçlarin arasin... Devamı

05 10 2010

SENİN NEYİNE İDİ

    Alacakaranlikta Aşka Aşik Oldum · SENİN neyine idi, be KAHROLASI YÜREĞİM... !! '' ALIN YAZINI '' SİLMEYE YOLDAŞ ARAMAK, Her güzeli ADAM SANIP ELİNİ UZATMAK ... Devamı

11 08 2010

ELVEDA DEĞİL HOŞÇAKAL DİYORUM....

  Hoşça kal demek istiyorum giderken. Hoşça kal da kocaman bir umut vardır çünkü. "Sen Hoş kal, ben geleceğim" dir aslında ardına gizlenen. "Şöyle bir tur atıp geleceğim" dir. Bir kayboluş değildir Hoşça kal, aksine beş dakika sonra geleceğimdir ya da beş saat sonra. Gelirken de tüm umutları çuvalla getirmektir. Hayatın gülücüklerine ufak bir hüzün eklemektir, dudağın yarısına tebessümü saklayarak. Nefes almanın biraz güçleştiğini hissetmek ama hiç durmayacağını bilmektir. Hoşça kal ağlamaktır koparcasına, sarılmaktır karşındakine. Çünkü bilinir ki geriye kesin dönüş vardır bir gün. Aşk bitmemiştir yüreklerde, daha sıcacıktır. O sıcaklık köz olsa da hiç bitmeyecektir. Zira Hoşça kal denmiştir giderken. Gözler birbirinden hiç ayrılmayacaktır, kalple işbirliği yaparcasına. Başkalarına bakmayacaktır. Ten kokusu hiç terk etmeyecektir bedenini. Kalp, adını her duyuşta fırlayacaktır yerinden. Çünkü Hoşça kal denmiştir giderken. Dünyanın bir ucunda bile olunsa o hep seninledir, nefesi hep boynunda, umudu hep seninledir. Bazen bir köşebaşında beklemektir, onun oradan sana koşacağını bilmektir. Hoşça kal Nihavent makamıdır. Bahar kokar, umut kokar, aşk kokar. Ağlarken güldürür....Severken daha da sevdirir. ... Elveda demek istemiyorum giderken. Hüzün dolu ayrılıkları kemikleştiren bir kelimedir çünkü. Sevdaları yürekten kopartıp atan ve yerinde yaralar bırakandır. Çiçekleri soldurup, güneşi bile karartandır. Tüm yaşanmışlıkları ortadan kaldırıp, hatıraların koynunda yıllandıran bir kelimedir, Elveda. Bakışların bakışlara kenetlendiği günlerin, saa... Devamı

16 05 2010

NE GİTMEYİ BİLDİN NE KALMAYI

    Gitmen de tüketti yüreğimi kaLman da. Hiç ortası oLmadı bu sevginin... VarLığında yokLuğuna; yokLuğunda varLığına ağLattın. Sevdin mi? Sevmedin mi..? BirLeştik mi..? AyrıLdık mı..? Ben hiç biLemedim. Hep iki ayrı noktadaydık biz. Baharda varsan güzde yoktun, DiLde varsan sözde yoktun.. Ne başı oLdu bu sevginin, ne sonu.. Ne gitmeyi biLdin nede kalmayı!!!.... Devamı

13 05 2010

EN SONUNDA :)))

  En sonunda ögrendim galiba ya da kafama vura vura zorla ögrettiler…Neyi mi ? Aklimi kullanmayi… Iyice tanimadan hiç bir insana baglanmamayi… Beni takmayani takmamayi… Verdigim degeri haketmeyen insanlari silmeyi… Arkama dönüp bakmamayi… Insanlari degistiremeyecegimi (özellikle yalancilari) Insanlarin doldurusuna gelmemeyi… Çamura tas atmamayi (mutlaka üstünüze siçrar) Hiç kimse için kendime saygimi yitirecek birsey yapmamayi… Gözyaslarimin degerini bilmeyi ve onlari degmeyecek seyler için harcamamayi… Bir çift tatli söze kanmamayi… Ben izin vermeden kimsenin beni üzemeyecegini… Kendimin herseyden önemli oldugunu ÖGRENDIM! Seni kaybettim ama en önemlisi , kendimi yeniden kazandim………. Hayatin en hüzünlü ani, deli gibi sevdigin insanin buna hiç degmedigini gördügün andir. Ve en büyük kaybin onun için harcadigin zamandir. Senin sevgini şu gün hak etmeyen, Bil ki 10 sene sonra yine hak etmeyecektir Devamı

13 05 2010

EY YÜREĞİM:(((((

Yaşam yanıbaşımdan akıp gidiyor ve ben bir türlü yetişemiyorum Yüreğimde buruk bir acıyla bakakalıyorum ardından Anılardan kırıntılar var hatırımda, anlamsız ucuz zamanlara dair Oysa anlamı olan bir şeyler arıyorum geçmişimde Anlamı olan bir şeyler girsin istiyorum hayatıma Hayatın bir yerinde bir fotoğrafa girmeye zorluyorum kendimi Ama hep kenarda kalıyorum Ben mi seçiyorum orayı hep? Yoksa onlar mı bana uygun görüyor, kestiremiyorum? Hep orada, yalanın, üçkağıdın, ikiyüzlülüğün, yalakacılığın olmadığı yerde kalıyorum Hep kenarı uygun görüyorlar bana Ortaları yalancılar, yağcılar, onursuzlar, üçkağıtçılar kapıyor Gözlerime bakıpta asıl utanması gerekenler utanmıyor ey hayat, ben utanıyorum onların yerine, utanmazlıklarından ruhum daralıyor, yüreğim inciniyor Bazen çevremden, her şeyden kaçıp kurtulmak istiyorum Hayatın bu kirli sahnesinde insanın iğrençliği tiksindiriyor beni Biliyorum ben iyi bir oyuncu değilim, kıvıramıyorum, kavrayamıyorum senaryoyu Hayat yalancıyı,onursuzu, kıvıranı seviyor neylersin Oyunun içinde aşağılık rolünü iyi oynayanı seviyor Yüreğiyle değil, beyniyle oynayanı seviyor Aldatmanın aldatılmaktan daha makbule geçtiği bir zamandayız ey hayat, bu yüzden hep aldatıldım Oyunun adını bulmaya çalışıyorum, anlamaya çabalıyorum senaryosunu Sevdiklerimin gözlerine bakıyorum, sevmediklerimin Beni seviyor görünenlerin gözlerine bakıyorum, sevmeyenlerin (Keşfettiklerim) bulduklarım, anladıklarım ürkütüyor beni Ürküyorum hayattan ve hayatın rolünü iyi oynayan utanmaz haytalardan Çevremdekilere bakıyorum mertlik, dürüstlük denen kavramlar çoğuna yakışmıyor Küçücük çıkarlar uğruna böyle ucuz duygusuz yaşayabiliyorlar Bazen baban, ... Devamı

13 05 2010

SENİ SEVDİM BİLİYORSUN

           “Seninleyken sensizliği yaşatma bana. Biraz senli ama daha çok benli günlere mecbur etme beni. Ya bir an bile gitmeyecekmiş gibi yanımda ol, yada bir daha hiç dönmeyecek gibi uzağımda dur sevgili… Ya siyah gibi karanlık ol, yada beyaz kadar aydınlık. Benim yüreğimde ortalarda gezinmek yok. Siyahıma beyaz çalma, beyazıma gölge düşürme sevgili. Gece olunca sensizliği yaşarken ay ışığı senmişsin gibi vurmasın yüzüme. Sensiz uyandığım her sabahın ilk ışığı seni müjdelemesin eğer bana gelmeyeceksen… Seninleyken sensizliği yaşatma bana. Biraz senli ama daha çok benli günlere mecbur etme beni. Ya bir an bile gitmeyecekmiş gibi yanımda ol, yada bir daha hiç dönmeyecek gibi uzağımda dur sevgili… Ya duyguların buz tutsun, yada güneş olup içimi ısıtsın. Benim yüreğimde ortalarda gezinmek yok. Kara kışıma güneş vurma, baharıma güz yaşatma sevgili. Penceremden bakarken rüzgar senmişsin gibi sarmasın beni. Sensiz yürüdüğüm yollarda her bir yağmur damlası seni müjdelemesin eğer bana gelmeyeceksen… Seninleyken sensizliği yaşatma bana. Biraz senli ama daha çok benli günlere mecbur etme beni. Ya bir an bile gitmeyecekmiş gibi yanımda ol, yada bir daha hiç dönmeyecek gibi uzağımda dur sevgili… Ya ağız dolusu gülüşüm ol, yada bir avuç gözyaşım. Benim yüreğimde ortalarda gezinmek yok. Tebessümlerime gözyaşı olup damlama, gözyaşlarıma gülüp geçme sevgili. Her güldüğümde sebebi senmişsin gibi gelme aklıma. Ağlayan gözlerimden akan her damla yaş seni müjdelemesin eğer bana gelmeyeceksen…” Bu satırlarla doğdun az önce geceme. Seninleyken sensiz olduğum, sensizken seni yaşadığım zamanları düş&u... Devamı

13 05 2010

NASIL OLACAKSA

Her sabah uyanıyorum... Seni düşünmeyeceğim bugün diyorum... Bana acıveriyor... yaşadıklarımız ve yaşayamadıklarımız... biliyorum sen hep beni suçluyorsun... yada suçlamıştın... artık hiç düşünmüyorsun beni.. sorgulamıyorsun da... çok güçlüsün çünkü.. bunada hayranım aslında... benim beceremediğim bişey bu... sen gibi kolay kenara atamıyorum duygularımı.. sadece atmış gibi davranıyorum...yaralarım sanki kabuk bağlamış gibi... ama biri bir dokunsa... o yara hala açık... bilecekler... görecekler... ve ben korkuyorum... en çok senden... senin benim seni hala sevdiğimi bilmenden... bu sevgi mi acaba diye kaç kez sorguladım.. bitsin isterken şimdi neden bu acı... anlam veremiyorum... sorgudan uzaklaşıyorum... düşünmemeye çalışıyorum... ama çalan bir şarkıda... okuduğum bir şiirde...bir yazıda.. sen geliyorsun aklıma... bana yazmış olsa diyorum... sonra gülüyorum nerde diyorum... onda bu kadar duygusallık...Az önce kendime ait yazıları okudum.. Baktım da sayfalarca olmuşlar... İlk sayfasından başlayıp sonuna kadar okudum.. Merak ettim neler anlatmışım neler yaşamışım diye... Aslında hepsi birbirine benziyor, hepsi seni anlatıyor.. Senden bahsetmişim içinde kaybolduğumu söylemişim.. Ellerinin teniMde dolaşmasını sevdiğimi anlatmışım... Söylediğin sözleri, gidipte gelişlerini.. İçimin her seferinde nasıl acıdığını, ama hala seni sevdiğimi ve bir türlü vageçemediğimi söylemişim... Bütün bunları her seferinde başka şekilde yada cümlelerin yerlerini değiştirerek anlatmaya çalışmışım... Yani her yazım aynı kapıya çıkıyor.. Sana... Bu gece düşündüm de, seni farklı biçimde anlatmalıyım diye.. Ama nasıl anlatmalı ki seni? Sanki ne yazsam, ne desem yetersiz kalacakmış gibi gel... Devamı

13 05 2010

SEN ZATEN YOKMUŞSUN Kİ??

Sana hiçbir şey söylemek istemiyorum. Bütün sözcükler yetersiz.. Hiçbir şey yazmak istemiyorum. Engin denizlerde kulaç attığım, üstüme gökkuşağını kuşandığım bu sevgi yalanmış. Şimdi karanlık sularda boğuluyorum. Gökyüzü kurşun gibi ağır. Ne yana dönsem yalan. Gülüşler yalan, vaatler yalan..İnsanlar yalan. Ben seni mi sevdim..Senin gözlerinle mi baktım dünyaya.. senin ellerinle mi çiçek derledim.. sevinçti, aşktı göğsüme bastım. Kocaman bir yalanı seninle mi yaşadım? Seninle olduğum zaman cennet bahçesine geçerdim.. Bir aldatmacaymış, kötü bir rüya.. Kötülüğün bile bir yüzü vardır, bir görünüşü.. ama en beteri buymuş.. bu aldatmaca. Bir masal olsaydın razıydım, bir şiir olsaydın, alır saklardım.Güzel bir yüz kalırdı senden geriye, hoş bir anı.. kimsenin dokunamıyacağı bir tarih. Ama hiçbir şey kalmadı.. Bir yokluğu varsaymışım. Bir HİÇ’e sarılmışım. Çölde serap bile değilsin. Serabın gizli ışığı vardır. Sen ışığı yutan karanlık.. bir kör kuyu.. Ben kör kuyularda kaynak suyu aramışım. Nasıl olsa biterdi bu sevgi. Ama unutulmaz bir hatıra,  en güzel anıı olarak kalsaydı.. Sen hiçbir şeyin değerini bilmedin. Kökün çürük, yaprağın kül, meyvan zehirmiş. Ben seni sevgi yerine koymuş aldanmışım. Kabahat sende değil, ben insan tanımamışım. Sana karşı öfke duymuyorum, kırgın değilim, kızgın değilim.. Çünkü sen zaten yokmuşsun. Asıl kızılacak kişi benim.. Küçücük bir toz tanesini bir mücevher sanmışım. Senin ihanetin bana koymadı..Beni kahreden, beni yokeden, beni bin pişman eden tek şey.. bir sevgi yaratmış tek başına yaşamışım. Sen zaten yokmuşsun ki.. senin neyine yanayım?  ... Devamı

09 05 2010

BIRAK BU SEVGİ BENDE KALSIN

Her bekle diyişine ayrı anlam yüklüyorum. Yapma Allah aşkına; Ya hep kal benimle söz etme bekleyişlerden Ya da silinsin isminde cisminde. Oynama benimle dengemi bozuyorsun. Sevgiyi yasayacak yürek bırakmıyorsun insanda. Böyle değildin sen ne oldu sana. Bittiyse heyecanın bileyim bende. Seni hayatımda istiyorum diye başlayan Ve ama ile devam eden cümleleri duymaktan bıktım. İstiyorsan istiyorsundur âmâsı olmaz bu işin. Üstelik. Bir cümlede ama varsa Bir önceki yargının bir hükmü yoktur artik. Seni istiyorum ama biraz daha beklemeliyiz Ya ya beklemeliyiz diyebiliyorsan eğer Beni, hayatında istemiyorsundemektir. Bahanelerin arkasına sığınma. İnsanların hayatına sorgusuz sualsiz girip darma dağan eden Sonrada bir çok bahane bulup sabret bekleyelim biraz diyenlerden  nefret ediyorum. Böyle misin sende, Gerçekten beklemek mi yoksa gitmek mi istiyorsun? Yürekli ol biraz hadi konuş Söylemek istediğini söyle İki çift sözü hak etmedi mi bu sevgi? Yaşanılan bunca şeye hiç mi saygın yok. Ah ben niye yanılıyorum hep, Niye tam işte bu dediklerim yanlış anlıyorlar sevgimi? Biraz daha mı kati olmalıyım, Biraz daha mı kapalı tutmalıyım kapılarımı? Bazen bu dünyadan olmadığımı düşünüyorum. Bu devrin kadını değilim. Oyun çeviremiyorum, hesap yapamıyorum, Bana ait olmayan kişiliklere bürünüp Bir plan dâhilinde hareket edemiyorum. İnsanız biliyorum hepimizin zaafları var Hepimiz egolarımıza boyun eğebiliyoruz. İyi de hep beni mi bulacak bunlar. Hiçbir kaygıya yer vermeden Hiçbir hesabi düşünmeden açsaydın eğer bana yüreğini, O zaman görürdün bir sevginin nasıl bir efsaneye dönüşülebileceğini. Sen gözlerini kapıyorsun Bir sen var... Devamı