11 10 2009

KİMSE GÖRÜNDÜĞÜ KADAR NORMAL DEĞİL

                         Benim fikrim değil, uzmanlar söylüyor. Ben destekliyorum o ayrı. Bu cümleyi ilk duyan inanmıyor. Dönüp kendine soruyor. Cevap “ben normalim” oluyor ancak yanlış! Şöyle bir düşünün, kendinizi gözden geçirin, hiç garip, ucube bir tarafınız yok mu? Kimse Göründüğü Kadar Normal Değil ! Buna, “yani, vardır belki ama öyle abartılacak bir şeyim yok” gibi yanıtlar veriyorsanız, normale en yakın duranlardansınız. Kesinlikle normal ve sağlıklı olduğunu iddia eden, kendinde en ufak bir gariplik bulunmadığını inanarak söyleyeni görürseniz, arkanıza bakmadan kaçın. Maalesef en rahatsız tipler, onlardan çıkıyor. Yaşadığımız dünyaya, ne kadar hızlı tükettiğimize, her şeyin önlenemez süratle değişimine, sürekli adapte olmaya çalıştığımız hayat tarzları ve teknolojiye bakarsak, normal olmak zor görünüyor. Bu durum doğal olarak ilişkilere yansıyor. Yalnızlığın küresel sorun olduğu bir dönemdeyiz. Karşımıza çıkanlara en baştan önyargı ve güvensizlikle bakıyoruz. En ufak bir aksilik, beğenmediğimiz küçücük bir davranış, üstüne çizgi çekmemize sebep oluyor. Babalarımızın, dedelerimizin aşklarına, evliliklerine öykünüyoruz. Ölene kadar birlikte olan çiftlere gıpta ile bakıyoruz. Artık böyle ilişkiler olmadığı için söyleniyoruz.Diğer yandan, emek vermek zor geliyor. En ufak sıkıntıda kaçıyoruz. Uğraşılmaz, zaman kaybedilmez diyerek geçiyoruz. Nasılsa başkası gelecektir diye, harcıyoruz. Bir gün kimse gelmiyor, yalnız yatağımızda, duvarlarla konuşarak bir ömrü harcıyoruz. Herkesin garip, yetersiz, komik ya da bize... Devamı

27 09 2009

KADINLARIN ERKELERDEN İSTEDİKLERİ

Kadınların Erkeklerden İstedikleriHer kadın farklı karaktere sahiptir dolayısıyla birlikte olduğunuz kadını tanımanız ve ne istediğini bulmanız gerekir.Bunu yapmak istemiyorsanız o zaman kendinize neden bu kadınla birlikte olduğunuzu sormanız gerek. Eğer bütün istediğiniz yanınızda duracak güzel bir kadın ise, o zaman önceliklerinizi yeniden düşünmeniz gerek.Kadınlar arkadaş olmanızı beklerler. Peki bir kadın ile arkadaş olmanın anlamı nedir? Aslında erkek arkadaşlarınızdan çok farklı değil, bazı ortak noktalarınızın olması lazım. Dikkat edin bazı ortak noktalar, her şeyin ortak olması anlamına gelmez. Hiç kimse birbirinin aynısı değil ve her zaman sizin hoşlandığınız ama onun hoşlanmadığı yada onun hoşlandığı ama sizin hoşlanmadığınız özellikler olacaktır. Birlikte olmaktan hoşlanacak kadar ortak noktanız olduğu sürece bu durum sağlıklıdır.Eğer genelde birlikte olduğunuz kadını geride bırakıp başka arkadaşlarınız ile birlikte olmayı tercih ediyorsanız o zaman gerçekten bu kadınla olmak isteyip istemediğinizi kendinize sormanız gerek.Kadınlar kendisi ile iletişim kurmanızı bekler. Genel bir kural: erkekler bir problem üzerinde başkaları ile konuştukları zaman cevap ararlar, oysa kadınlar farklıdır, bir problem hakkında nasıl hissettiklerini konuşmak isterler. Genelde cevap aramazlar, kafalarındaki düşünceleri netleştirmek için konuşmaya ihtiyaç duyarlar. Size açıkça sormadıkları sürece, fikir vermeyin. Sadece dinleyin ve sohbetin devam etmesini sağlayın. Eğer tavsiyenizi isterse o size soracaktır.Kadınlar erkeklerden kendi cinselliğini anlamalarını beklerler. Erkekler seks söz konusu olunca duygusuzlaşıyor yada fiziksel bir aktivite gibi hareket ediyorlar. Bu tabiki doğru değil sadece erkekler seksi daha hızlı yaşıyorlar. Kadınlar için seks çok daha uzun zaman alıyor. Hazır olmaları için belli bir süre gerekiyor. Fiziksel anlam... Devamı

25 09 2009

??????????????

Devamı

24 09 2009

YORULDUM

Bir demet acı var ellerimde.Birde tenimde hüzün buseleri .Kimden nereye olduğunu bilmediğim sonsuz bir yolculuk yüreğimde..Tutsam diyorum acıları, tutsam.Acıtmasa düşlerimi artık yalanlar.Baharlar yenik düşmese kışlarımaGitsem diyorum bilinmeyen yerlere , gitsem..Yenik düştüğüm bir iki mısra var dilimde şimdi Özlemler kanatıyor içimi sevgili haddim olmayan özlemler.yasak  gerceklerse gece gibi çöküyor günlerime.Bir bakıyorum güneşler solmuş, bir bakıyorum bitmeyen gündüzler gece olmuş.sevsem diyorum umursamazcasına, sevsem.Sevsem diyorum, ama sevemiyorum özgürce.Sevdalarım sanki hep bir yasağa mahkum,Gölgeler hep kararır yarınlarıma.Sevsem diyemiyorum, sevmesemdeSevmeler hep boğazıma düğümleniyor.Gelemiyorum, gelmek istesemde.Duygularım dağlar misali  yenik düşüyor yağmur misali yağan gözyaşlarıma.Ağlama diyorum bazen, ya da gülmeKarar veremiyorum,gülsemde ağlıyorum.Ağlasamda kanıyorum.Kimse beni anlamaya çalışmıyorKimse için önemli degilim Sanki Kimse kahretsin kimse nasıl oldugumu merak etmiyorYoruldum koşmaktan,nereye koştugumu bilmeden Kimseyi tanıyamıyorum artıkBu şehir dünkü şehir ama ben tanıyamıyorumRuhum canımı dişliyor ne zamandırHuzur vermiyor bedenimeCanım acıyor ama derman aramıyorumBiliyorum Dermanım çoktan bu acıyı iyileştirmeyi bıraktıKan sızıyor artık kalbimdenDelinmiş bi gemi gibiyim su alıyorum Benimde batmam yakındır.Gün dogmuş öyle diyorlarNereden bilsinler Benim sabahıma güneş dogmuyor kiBenim sabahım olmuyor artık Hatırlıyorum sabahlarım benimde güneş Dogmuş sabahlarım vardıBir iç çekiş gecelerde.Bitse diyorum kararan geceler.Artık şafak sökseBitse diyorum hüzünler, mutluluk gelse..AMAAA ???Ne şafak döküyor ne kara geceme güneş doğuyor..... Devamı

13 09 2009

KALBİMİN SANA İHYİYACI VAR SEVDİĞİM !!!1

          Kalbimin Sana İhtiyacı Var Sevdiğim!Bunca yorgunluğun üstüne biraz durup dinlenmek istiyor kalbim. Bir omuza yaslayıp başımı, azıcık soluklanmak, hatta bir ömür boyunca güçlü görünmek adına tuttuğum gözyaşlarımı kollarında serbest bırakmak.             Kalbimin Sana İhtiyacı Var Sevdiğim!     İstediklerim aslında o kadar basit ki, belki de bana öyle geliyor. Yaşadığım sıkıntıları üstüne atmak değil derdim. Tam da tersi, bütün hepsini unutmak için sana koşmak istiyorum. Yangın yerine dönen şu kalbimi, aşkınla söndürmem gerek.      Öyle uykusuzum ki gecelerdir, bilemezsin. Sensizliğin parçalayan ağırlığından olsa gerek, sürekli uyandığım huzursuz uykulardan, bedenim yorgun düşüyor.     Sen gelsen, kafamı koyar koymaz dalıp gideceğim mutlu bir gecenin özlemini çekiyorum.      Gittiğin her yerde izini sürerek, senin için delice, acınası bir hasretle ardından koşarak, hep bekleyerek, hep özleyerek geçiyor vakit.               Ellerimizden kayıp giden şu zamanın geri dönüşü de yok üstelik, bundandır kavuşma telaşım.       Hayatımı şöyle bir gözden geçiriyorum, ne kadar çok ertelediğim umut var.      Seni ertelenmişler listesine koymak istemiyorum.  Ne varsa yaşanılacak, tadını çıkarsak! Bir filmi izleyip gülsek mesela, patlamış mısır kokusu eşliğinde. Aşkı kıskıvrak yakaladığımız geceleri çoğaltıp, kendimizi sıyırsak bu dünyanın tüm gürültüsünden, olmaz mı?        Bazen aklının içine gi... Devamı

12 09 2009

NASIL BİRİNİ ARIYORUM????

Bir konuşma sırasında adamın biri kadının birine sormuş:-Nasıl bir erkek arıyorsun?Kadın bir süre sessiz kaldıktan sonra adamın gözlerinin içine bakarak sormuş:-Gerçekten bilmek istiyor musun?Adam biraz isteksiz, "Evet" demiş.Ve kadın başlamış anlatmağa...-Bugün ve bu yaşta bir kadın olarak, bir erkeğe onun benim için benim kendime yapabileceğimden fazla ne yapabileceğini soracak konumdayım. Kendi masraflarımı karşılayabiliyorum; bir erkeğin ya da bir başka kadının yardımına gerek duymadan evimi idareediyorum. Böyle olunca, "Sen masaya ne koyuyorsun?" sorusunu sorma konumundayım.Adam kadına bakmış. Paradan söz ettiğini düşünüyormuş. Kadın hemen bu düşünceyi düzeltmiş: -Sözünü ettiğim, para değil. Ondan öte bir şey istiyorum. Hayatın her alanında mükemmeliyeti arayan bir erkeğe ihtiyacım var.Adam arkasına yaslanıp kollarını kavuşturarak kadından biraz daha açıklama istemiş. Kadın başlamış anlatmağa:-Kendini zihnen mükemmelleştirmeye çalışan birini istiyorum, çünkü sohbet ve zihnen uyarılma arıyorum. Basit bir adama ihtiyacım yok. Ruhen mükemmelleşmeye çalışan birini arıyorum, çünkü dengesiz bir birleşmeye ihtiyacım yok.İnananlarla inanmayanların bir araya gelmesi felakete yol açar. Bir kadın olarak yaşadıklarımı anlayacak kadar duyarlı,ayağımı sağlam basmamı sağlayacak kadar güçlü bir erkek arıyorum. Saygı duyabileceğim birini arıyorum. Ona boyun eğmem için onu saymam gerekir. Kendi işini yürütemeyen adama boyun eğemem. Boyun eğme konusunda sorunum yok... Yeter ki buna değer biri olsun. Tanrı kadını erkeğe eş ve yardımcı olarak yaratmış. Kendine yardım edemeyen adama ben yardım edemem.Kadın aklından geçenleri böyle döküverdikten sonra adama bakmış. Adam yüzünde şaşkın bir ifadeyle otura kalmış:-Çok fazla istiyorsun, demiş.-De... Devamı

12 09 2009

KOLAY PEYNİRLİ PİZA

Kolay Peynirli PizzaBayat ekmekleri değerlendirebileceğiniz hem pratik hem de lezzetli peynirli pizza tarifi. Dakikalar içinde hazırlayıp sofranıza getirebilirsiniz. Kolay Peynirli PizzaMalzemeler,1 adet bayat ekmek 3 yemek kaşığı yoğurt 1 yemek kaşığı sıvıyağ Yarım kâse rendelenmiş beyaz peynir 1 çay kaşığı kekik 2 adet domates 1 yemek kaşığı dilimlenmiş siyah zeytin Yarım kâse rendelenmiş kaşar peyniri Hazırlanışı,Bayat ekmeği dilimleyip mutfak robotundan geçirin. Derin bir kapta ekmek, yoğurt, kekik ve beyaz peyniri karıştırın. Orta derinlikte fırın tepsisini yağlayın. Ekmekli karışımı fırın tepsisine döküp, üzerini düzleştirin. Önceden ısıtılmış fırında 10 dakika pişirin. Domateslerin kabuklarını soyup dilimleyin. Fırından çıkardığınız pizza hamurunun üzerine kaşar peynirini yayın. Üzerine domates dilimleri ve siyah zeytini yerleştirin. Tekrar fırına verip kaşar peynir eriyene kadar pişirin. Sıcakken dilimleyip servis yapın. Afiyet olsun ... Devamı

24 08 2009

AKLIMDA SEN

Aklımda SenBardaktan boşanırcasına yağmur Aklımda sen... ..........işte bekliyorum yine, Hayal üstüne, hayal kuruyorum, Cevabını bulamadığım sorularla Yoğrulduğum bu gece. Gözlerim taş duvarlarda, Ağlamaklı bekliyorum yine, Keşke keşke gelebilsen... Ne dokunmak, ne sarılmak, Ne de öpmek, Yalnızca karşımda seni bulmak... Bunca yalnızlığa değer misin bilmem? Aklımda sen sadece sen...   Devamı

21 08 2009

SAYENDE

İnsan mutluluğun nefesini teninde hissedebilir mi? Söylediğin tek bir kelimenle Ben hissetmeliyim işte ..Hani sabahları isteksiz isteksiz uyanırsın, hava da kapalıdır.Bulutların ardı arkası kesilmeyen kasvetli bir gökyüzü..Sonra öğlene doğru Güneş utangaç utangaç gülümsemeye başlar,ışığını yayar yeryüzüne..Benim için sen de öyle olmalısın işte..O koca güneş gibi ısıtabilmelisin içimi..Ellerimi açtığımda parmaklarıma dokunabilmeni.O koca güneş gibi..Sevgini öyle dolu yaşatabilmeni isterim..Sonbahar diye bir mevsim yaşamamış olmalıyım .Ağaçlar hiç yaprak dökmemiş gibi ; yemyeşilmiş gibi..Baharı yaşatmalısın bana.Tüm ihtişamıyla..Başıma gelen en güzel şey olmalısın Sen tarifini henüz bulamadığım .Bir durum mu, eylem mi?Anlayamıyorum ki !Bildiğim tek şey mutluluğun nefesini hissediyor olmam… Sayende.. Devamı

07 05 2008

BU SANA SON YAZIŞIM

“Bu sana son yazışım...” diye başlayan bir mektup var şu an karşımda. “Bu sana son sözüm” dermiş gibi bakan. Simsiyah harflerle kirletilmiş, bembeyaz bir sayfa. Neresinden bakılsa acı, hangi satırından başlansa hüzün, hangi kelimesi okunsa güvensizlik. Oysa ki benim; batan güneşin ardından sarıldığım, tepeden aşağı inerken, çakıl taşlarıyla birlikte yuvarlandığımda düşündüğüm biri var… “Bu sana son yazışım…” bir ayrılığın ilanı gibi, ölünün üzerine son kürek toprak, gözdeki son damla, son kez el sallamak gibi… Oysa ki benim; Kışın soğuğunda, dalgaların kayaları dövdüğü anlarda, fırtınalarda savrulurken sığındığım biri var… “Bu sana son yazışım...” düşündüklerinin, hissettiklerinin ve yaşadıklarının benim için zerre kadar önemi yok demek değilse ne bu? Sen istediğini söyle, senin söylediklerinin hiç bir anlamı yok demek değilse ne bu? Oysa ki benim; derinlerde soluksuz kaldığımda ve nefesimin bana ait olmadığını sandığımda, sonsuz gibi görünen karanlığın ortasında, umudumun tükendiği anlarda düşündüğüm biri var… “Bu sana son yazışım…” diye başlayan ve sana hiç inanmadım, sana hiç güvenmedim diye devam eden satırar bunlar. Üstelik inanmam ve güvenmem için yaptığın herşey boşa kürek çekmek, yetersiz, yersiz ve saçma çabalardan başka hiç birşey değil bunlar. Oysa ki benim; burnumda yağmur kokusu varken, bulutlar hızla akıp geçerken, ve çocuklar ağladığında, perdeler uçuştuğunda düşündüğüm biri var… “Bu sana son yazışım…” ben bunları hak ettmedim… Ama sen herşeye müstehaksın, üzülmelisin, kırılmalısın, parçalanmalısın, yok olup git... Devamı

31 07 2009

EY DAĞLAR.......

derdime dermanmısın sen dağlar....  Hayat herşeye rağmen bir şekilde devam ediyor.Birileri bir yerde mutlu birileri bi yerde mutsuz.Bazılarında ümit hiç tükenmezken,bazıları çoktan kesmiş ümidini yaşamdan ve yaşamaktan.Kimiyse,ortalarda bir yerde işte... Düşünüyorumda,ben bu hayatın neresindeyim acaba?Kendi mahkememde sorguluyorum kendimi.Herşeye tarafsız bakamıyor insan böyle durumlarda.Birşeylerde,biryerlerde hep kendini destekliyor... Gideyim diyorum bazen,kimse bulamasın beni.Hatta ben bile...Konuşmasın kimse benimle, ben istemedikçe... Uzaklar...Hep sizi arıyorum.Sizde bana bir hayat var biliyorum,ama size bir türlü kavuşamıyorum... Dağlar... Neden size yazılmıştır bütün şiir ve şarkılar diye merak ederdim hep. Anladımki sizden başka dost yokmuş,Anladımki sizden başka hiç kimse beni can kulağıyla dinlemiyormuş. Anladımki hayatta hep senden güç alınıyormuş... Hayat... Anladımki seninle başa çıkılmıyormuş,anladımki sen estirdiğin rüzgarlarla bizi bir yaprak misali istediğin yere savuruyormuşsun. Ve anladımki... Ya da boşver,anlamadım say seni...  Devamı

31 07 2009

ARTIK SEN VARSIN...!

Kendimden yoruldum Sürekli maske takmaktan İçim Kan ağlarken İnsanlara gülmekten yoruldum Çok sinirliyken bile Sakin olma zorunluluğundan yoruldum Hıçkırarak ağlamak isterken Gözyaşlarımı içime akıtmaktan Delice severken içimden dağlara denizlere Hoyratça esen rüzgara toprağa kuşlara Seviyorum diye haykırmak isterken Susmaktan yoruldum Mavinin her tonunda kaybolmak isterken Siyaha esir olmaktan yoruldum Kendimden yoruldum Hep güçlü olmak ne zordur Hep sorumluluk sahibi olmak Her zaman haklı olmak Herseyi bilmek zorunda olmak Ruhum yoruldu Çoçukken genç olmak Gençken olgun olmak Çok zor yoruldum Çabuk tükettim ömrümü Yarınlarımı..... Umutlarımı..... Duygularımı....... Geri dönüşü olmayan bir tüneldeyim Oyunun adı hayat Başrolde ben Yardımcı oyuncular sevgi, aşk, acı, geçmiş Senaryo konusu Herseye ragmen Mutlu Olma Sanatı Ve oyun bitti..perdeler indi ışıklar söndü Kendimden yoruldum. Artık tutunduğum Güvendiğim Yanındayken kendim olduğum Maske takma ihtiyacı hissetmediğim Ağlamak istediğimde özgürce ağladığım Haykırmak istediğimde sevgimi Sınır tanımadan haykırdığım Sen varsın Artık Oyunun ikici perdesini açtım Her yer ışıl ışıl Sözlerin, gözlerin umudum Senin sevgin yarınlarım Kendimden yorulduğum yerde seni buldum.... ARTIK SEN VARSIN...!  ... Devamı

31 07 2009

YÜREĞİN PENCERESİNDEN BAKMAK

Beklenmedik anda bir boşluğa düştüğünü düşünür hafiflediğini:Ayaklarının yerden kesildiğini sonra!Şöyle bir arkaya döndüğünde neleri bıraktığını görürsün;Mutsuzluklar terk etmeler yada terk edilmeler haksızlıklar yanlış anlamalar yada anlaşılmalar...Kurtulmak istediklerin kaçtıkların bir an önce oradan uzaklaşmak istediklerin sana bakmakta…Düş kırıklıkları ve umutsuzluklar yada yeni bir yaşama başlamak…Yaraların sarılmasına izin vermek!Ölene dek içinde taşıyacağına inandığın yaralardan kurtuluvermek istersin bir anda...Ve bir cesaret ile yeniden aynı sarmalın içinde boğulmaktansa yeniye uzanırsın!Yeni başlangıç yeni umutlar…Şimdi yalnızlık kırılmışlık o kadar uzaktadır ki;Dokunduğun bu yeni beden almıştır tüm yarım kalmış neyin varsa…Geride bıraktıkların ile bir anda için boşalmış kocaman bir boşluk açılmıştır içinde.Öylesine karanlık ve öylesine sessiz iç acıtıcı ki; Karanlığından ışıklar giremezdi içeriye…O boşluğa girecek o boşluğa alınacak en küçük şey;Bir zaman sonra tüm boşluğunu kaplayacak ve o boşluğun adı artık “O” olacaktır!Ne tarafa dönsen ne yana baksan sadece o vardır artık.O senin içinde ve sen o olmuşsundur artık!Roller değişir bir anda…Birinin yüreğine ruhuna bedenine girmek…Orada temelli kalmayı istemek…İleriye hep ileriye bakmak;Yorulmadan sapmadan…Her şey yenidir şimdi yaşamında;İlk kez gökyüzünün bu kadar mavi ve renklerin bu kadar çok olduğunun farkına varırsın!Aslında gökyüzü her zaman mavi ve renkler her zaman bu kadar çok idi!Nereden ve nasıl bakman gerektiğini öğrendin yeni baştan gördüğünü keşfettin sadece!Perdelerini açtın sonuna dek ve pencereyi araladın…Keşfettiğin her şey yeni v... Devamı

31 07 2009

SEVGİLİ NE İSTER

-Aşk şiiri yazın. -- Ona ayak masajı yapın. -- Yağmurda el ele yürüyün -- Radyodan onun için şarkı isteyin. -- Kahvaltıda kalp şekilli tostlar yapın. -- Şehir içinde fayton gezintisine çıkın. -- Gazetenin kişisel bölümüne aşk notları yazın. -- Ruj ya da traş kremi ile aynaya "seni seviyorum" yazın. -- Sık sık seni seviyorum ve sana ihtiyacım var demeyi unutmayın. -- Çantasına, cüzdanına ya da yastığının altına küçük aşk notlar saklayın. -- Kalp seklinde bir kitap ayıracı yapın ve okuduğu kitabin arasına koyun. -- Sizin için yaptigi ve sizin siradan kabul ettiğiniz herşey için küçük teşekkür notları yazın. -- Kirda yürüyüse çikip birbirinizin bas harflerini agaca kazıyın. -- Banyo aynasindaki buhara "Senin için deliriyorum" yazın. -- Sebepsiz yere bir buket çiçekle çikin karşısına. -- Kocaman bir kurdele ile yataginizi paketleyin. -- 18 yasinda gibi davranin hatta piercing yapın. -- Bir sepet dolusu şirin hediyeler gönderin. -- Gün boyunca her saat başı öpüşün. -- Onun benzin deposunu doldurun. -- Parkta piknik yapın. -- Birlikte bir çiçek dikin. -- Bir geceligine otelde kalın. -- Dogumgünlerinizi birlikte kutlayın. -- Karın üzerine melek resimleri çizin. -- Eve kocaman bir balon buketi getirin. -- Telesekreterine sevimli bir mesaj bırakın. -- Üzerinde hiç düsünmeden, ani bir hediye alın. -- Arabasını yıkayın ve konsoluna aşk notu bırakın. -- Yılbası ağacı için ikinizin resmi olan bir süs hazırlayın. -- Yer ya da mekan umursamadan ara sıra ona göz kırpın. -- Geceyi yıldızları seyrederek geçirin ve birlikte dilek tutun. -- En sevdiği kitabı ya da CD'yi sebepsiz yere ona hediye edin. -- Bir gece dışarı çıktığinızda insanlara balayında olduğunuzu söyleyin. -- Her "merhaba" ve "hosçakal" i... Devamı

12 07 2009

NE ZAMAN SU İÇMELİYİZ

                                         Su olmadan sağlıklı bir hayat düşünülemez. Uzmanlar ise suyun soluduğumuz hava kadar gerekli olduğu ve yaşamın kaynağı olduğu konusunda hem fikirler. Peki, sağlıklı bir yaşam için ne kadar su içmeliyiz? İşte Türkiye'de tamamlayıcı tıp denilince ilk akla gelen isimlerden bir olan Dr.Hüseyin Nazlıkul'un bu konu hakkındaki yazısı: 1) Yeni güne su içerek başlayın. Bu bir bardak su böbreklerinizi boşaltmanıza ve detoks sisteminizin gün boyu çalışmasına yardımcı olacaktır. 2) Kahvaltıdan bir saat öncesine kadar yavaş yavaş ama kısa aralıklarla içilen suyun birçok kronik hastalıklarda tedavi edici özelliği olduğu açıklanmaktadır. 3) Günde en az sekiz bardak su için, mümkün olursa sağlıklı alkali su için, içtiğiniz su ne kadar temiz ve sağlıklı olursa bedeniniz suyu o derecede faydalı kullanır. 4) Canınız bir şeyler atıştırmak istediğinde bir şeyler atıştırmaktansa onun yerine bir bardak su için ve biraz bekleyin. Göreceksiniz ki bedeniniz sizden yemek değil su istiyormuş! 5) Vücudunuzun size ne söylediğini anlamaya çalışın, başınız veya mideniz ağrıyorsa veya bitkinseniz veya kendinizi iyi hissetmiyorsanız ilaç almadan önce bir bardak su için ve neticeye göre hareket edin. 6) Baş ağrısı çekiyorsanız ilaca saldırmayın. Sadece su yeterli gelmemişse o zaman suda bir magnesium tablet eritin ve için. Ağrı kesici kullanmadan da baş ağrılarınızın geçtiğini şaşkınlıkla keşfedeceksiniz. 7) Yemek yerken kesinlikle su ve sulu içecekler içmeyin, suyu yemekten yarım saat önce ve sonra için. 8) Yediğimiz yiyeceklerle de... Devamı

12 07 2009

İKİ KİŞİLİK AŞK OLMAZ

                 Aşk filmine iki bilet alınmaz, zaten iki kişilik aşk da olmaz. İki kişinin birbirine aşık alabilmesi için üçüncü kişi şarttır. Issız bir adada iki kişi kavga edebilir, öpüşebilir, yemeğini paylaşabilir, beraber şarkı söyleyebilir.. Ama aşık olmazlar. Aşk bir başkasına rağmen yaşanan bir duygudur. Düşünebilecek başkaları da varken yalnızca onu düşünmek, öpüşebilecek başkaları da varken yalnızca onunla öpüşmeyi istemektir. O yüzden aşk, en az üç kişiliktir…. Devamı

29 06 2009

EVLİLİĞE DAİR

Evlilik, inanmadığım halde içerisinde 17 seneyi bitirdiğim bir kurum benim için. 17 senede (abartmıyorum) 40 çift arkadaşımın son verdiği kurum ayni zamanda da... Evlili ğimin bu kadar uzun sürmesinin gizi belkide kuruma inanmamaktan geçiyor. Evliliği toplumun dayattığı şekilde yasamamaktan... Nedir bu dayatmalar?Erkeğin muhakkak kadından yasça büyük olması, eğitim seviyesinin erkeğin lehine ya da en azından eşit olması bunların sadece ikisi...Olmaz, yürümez diyor toplum... Erkek yasça büyük olmalı ki, kadına 'hot' dediğinde oturmalı kadın... Yâda yumuşatıyorlar;-Efendim kadın erkekten önce çöktüğü için (hani doğum falan) küçük olmalıymış yaşı...Eğitimde de böyle... Kadının çok okumuşu bilmiş olurmuş, evde kalmakmış layıkı... EŞİM BENDEN 2 YAS BÜYÜK; ne 'hot' dememe gerek kaldı 17 senede, ne de benden önce çöktü... Yıllar içinde ben yaş landıkça o gençleşti,-'Ooo Can bey kapmışınız çıtı rı' esprilerine muhatap dahi oldum. EŞİM 3 ÜNİVERSİTE BİTİRDİ; ben bi taneyi 9 senede bitirdim..Ne o bana bilmişlik tasladı, ne ben ona ezik baktım... Kulağa gelen müzik tekse de, onu oluşturan notalar farklıdır der Halil Cibran...Bunu unutmadık biz.Ben konuşurken o dinledi, ben dinlerken o konuştu 17 sen e. O öfkeliyken ben, ben öfkeliyken o 'haklisin bitanem...' dedik,Öfke bitip fırtına durulduğunda 'ama bi de böyle düşün' de dedik fikrimizi savunurken.Farklı insanlar olarak görmedik birbirimizi, ayni amaç içi n savaşan neferlerdik bu hayatta... Asla bilmedik ne k adar para kazandığımızı, ortak cüzdanımızdan gerektiği kadar aldık..Ne kadar çalarsa çalsın masanın üstünde telefon, kim bu saatte arayan karşı cins diye sorgulamadık da ama...Sevginin en büyük dostuydu bizim için 'g... Devamı

16 06 2009

AHMET MARANKİ

  Ahmet Maranki - Karnabaharın faydalarıÖzellikleri : Kış aylarınd yetişen karnabahar A, B1, B2, C, K, E vitaminlerini, potasyum, kalsiyum, cinsiyet hormonu ve sodyum ihtiva eder. Bu maddeler nedeniyle besleyici ve güç verici özelliği ön plana çıkar.Önerilen Hastalıklar : Kalp rahatsızlılarına giderir, sinirleri ve beyni iyi çalıştırır, bağırsakların çalışmasını düzenler.Kullanma Şekli: Karnabahar, az suda haşlanıp salata şeklinde yenilirse daha faydalı olur. Çok kaynatma besin değerini azaltır. Faydalı maddelerin çoğu suya geçtiği için sebzelerin haşlama suyu atılmamalı, çorba şeklinde içilmelidir.Bilhassa idrar yolu enfeksiyonlarında ve antibakteriyel olarak helikobakter türevlerinin yok edilmesinde kür halinde kullanılarak mide ülserinin oluşumu engellenmektedir.  Ahmet Maranki - Kerevizin FaydalarıÖzellikleri : Tohumları ile çoğaltılan kerevizde A, B, C vitaminleri vardır.Önerilen Hastalıklar : Kereviz, baş ve yaprak olarak ne kadar çiğ yenirse o kadar faydası fazla olur. Mideyi kuvvetlendiren kereviz, iştah açar, kanı pislikten temizler. Karaciğere faydasıyla bilinir,şişkinliği giderir. Safra ifrazatını normale sokar. Böbrekleri çalıştırır, vücutta birikmiş fazla suyu idrar yoluyla dışarı atar. Ses kısıklığına iyi gelir.Kullanma Şekli : Kereviz haşlanmış sebze olarak, salatası veya çorbası yapılarak, yaygın şekilde tketilen bir gıda maddesidir.Kereviz tohumları tatlandırıcı baharat olarak kullanılır. Baharatlık amaca dönük kereviz tohumu yemeklik tuz ile karıştırılarak “kereviz tuzu” adı altında piyasaya sürülür ve yemeklerde ve kokteyllerde olağan tuza alternatif bir ürün oluşturur.Böbrek taşı için pırasa, maydanoz ve kerevizin sıkılmış suları veya 5dk. haşlanmış suları düzenli olarak hergün aç karna sabahlar... Devamı

16 06 2009

Ender Saraç - Zayıflamak İsteyen Bayanlara Sarımsak Çayı

Ender Saraç - Zayıflamak İsteyen Bayanlara Sarımsak ÇayıDr Ender Saraç, zayıflamak isteyenler bayanlar için sarımsak çayı tavsiyesinde bulunuyor. Birçok ülkede soğuk algınlıkları ve bağırsakları çalıştırmak için geleneksel bir içecek olarak kullanılan sarımsak çayı, ünlü film yıldızı angelina jolie ‘nin doğum sonrası kilolarını atabilmesi için kullanması ve tam 11 kilo vermesi ile tüm dünya tarafından farkedildi ve milyonlarca insan sarımsak çayı kullanmaya başladı.1 litre kadar su içine 2-3 tane iri zencefil rendeleyin ve hafif ateşte kaynatın. Su kaynarken içerisine 3-4 diş taze sarımsak ekleyin ve 5 dakika kadar demlendirin. Çayınız demlendikten sonra içerisine az miktarda bal ve limon ekleyin. Kesinlikle tatlandırıcı bir madde eklememelisiniz.Çayınızı her sabah büyük bir fincan ve öğlenleri tekrardan büyük bir fincan ile içmelisiniz. Eğer isterseniz akşamları da rahatlıkla içebilirsiniz. Devamı

14 06 2009

İŞTAH KESEN YİYECEKLER

İştahınızı kesecek besinler ve önerilerBazı besin maddeleri iştahınızı kapatarak acıkmayı geciktiriyor. Özellikle iştah kapatıcı etkisi olduğu kanıtlanan 40 özel besini rejim yapmadan zayıflamak için denemenizi öneriyoruz. Bu besinlerin vücut üzerindeki etkileri, içeriklerindeki bazı maddeler ve görevleri şöyle sıralanıyor…KarbonhidratlarKarbonhidratlar kepek, buğday gibi tahıl ürünlerinde, sebze ve meyvelerde bulunur. İçeriğindeki lifler, sindirim sistemini harekete geçirir. Ayrıca karbonhidratlar insanı tok tutarak açlık hissini engeller.TriptofanProteinlerin büyük bir bölümünde bulunan bir çeşit aminoasittir. Triptofan, vücutta serotoninin oluşmasında ve hücrelere taşınmasında önemli bir görev alır. Serotonin ise iştah hissini azaltır. Özellikle muz, avokado, yulaf ve peynirde bulunur.KromBu oligoelement, vücutta insülin dengesini korur. Bu denge kan şekerinin düşmemesi veya azalmaması açısından çok önemlidir. Kan şekerinin düşmesi açlığa yol açar. Krom ihtiyacınızı karşılamak için fındık, ceviz gibi kabuklu yemişler ve tahıl ürünleri yiyebiliriz.AlbüminBir tür taşıyıcı proteindir. Can sıkıntısını giderir ve iştahı kapatır. Bu protein, triptofanı oluşturarak beyine taşır ve serotonin üretimini artırır. Bezelye, fıstık ve fasulyede bulunur.FrüktozMeyvelerden elde edilen doğal şekerdir. Früktoz kan şekeri dengesini kesinlikle etkilemez Ayrıca yemek sonrası tatlı ihtiyacı duymanızı engeller. Çilek ve bal früktozun ana kaynağıdır.İyot Tiroit hormonlarının yapımı için gereklidir. Açlık duygusunun gelişmesini engeller. Balık, iyotlu tuz ve soğanda bulunur.İştahınızı Kesecek Öneriler1. Karnıbaharı ve brokoliyi hafifçe haşlayıp yoğurtla tatlandırın. Bu karışım lif açısından zengin olduğu... Devamı

14 06 2009

KADININ YEDİ HALİ

1- KADERSİZLER: Bu tip kadınlar genelde üniversiteyi iyi dereceyle bitirirler, sigara içerler. Konuşurken en uygun kelimeleri seçmeye özen gösterirler. Her ne yaşarlarsa yaşasınlar deneyimlerinden bir şeyler kazanmaya çalışırlar. Genelde makyaj yapmazlar. Genelde erkekler tarafından terk edilirler, duygusal ilişkilerinde başarılı değillerdir. Alkole düşkündürler. 2- GÜLENLER: Hayatın her alanından keyif almaya çalışan bu kadınlar çok duygusal olurlar. En basit bir olay karşısında kolayca ağlayabilen bu kadınlar hala kahramanlık hikayelerine yürekten inanırlar. Erkeklerin egemenliğini seven bu kadınlar televizyon izlemeye bayılırlar. Erkekler tarafından kolayca güldürülebilirler. 3- UTANGAÇLAR: Kitap okumayı severler. Örgü gibi el işlerini sevmezler. Arkadaşlarıyla genelde son çıkan kitaplar üzerine sohbete girerler. Sabit fikirlidirler. Ağırbaşlı erkeklerden hoşlanırlar. Evcil hayvanları severler. Etraflarındaki insanlar onları genel olarak "mükemmel" diye tanımlarlar. 4- FİLOZOFLAR: Bu kadınlar inanılmazlardır. Genelde erkek kıyafetleri içinde gördüğümüz bu kadınlar görünüşlerine pek önem vermezler. Kolay kolay ağlamayan bu kadınlar kimse için de kolay kolay dışarısını izleyerek düşüncelere dalıp geçirebilirler. Karşı cinsle çok az ilgilenirler. Kimse kolay kolay yakın dostları olamaz. Sırları genelde birilerinin kaderlerini belirleme yeteneklerinde yatar. 5- SANATÇILAR: Yetenekli olan bu kadınlar çoğu zaman yeteneklerinden yorulup gizliden gizliye yalnız bir hayat sürmeyi isterler. Tanrının onları, güzellik artı yetenek ikilisiyle özel olarak yarattıklarını düşünürler. Evlerinde çok sık misafir ağırlayan bu kadınların arkadaşları genelde içkiye düşkündürler. Hayatın anlamı üzerine arkadaşl... Devamı

13 06 2009

BİR ERKEK GİDİNCE--BİR KADIN GİTTİĞİNDE

BİR ERKEK GİDİNCE__________________  Bir erkek gidince Kentin tüm yolları çökmüş, Dağları yan yatmış gibi olur. Bir erkek gidince, Raflarda kalır dizi dizi kitaplar, çekmecede dosyalanmış evraklar, ödenmiş senet koçanları, su, elektrik faturaları, banka dekontları, maaş ekstreleri, taksit tarihleri, kalın bir defter içinde doğum günleri, baş başa çekilmiş gülen resimler, telefonlar, görüşme günleri, araba anahtarı, cep telefonu, dizüstü bilgisayar boynunu büker kalır. Bir erkek gidince; Susar dış kapının gürültüsü, Kahvaltı için ekmek almaya, gazete getirmeye giden olmaz. "Gelince ne gerekli?" diye telefon eden, "Hazırlan, akşam gidiyoruz" diyen, "Boyunbağım nerede?" "çoraplarım yıkanmamış mı?", "Hani beyaz gömleğim?", "Anahtarımı unuttum!", "Sahi, saatim evde mi kalmış!" "Evlenme yıldönümümüz dün müydü?" Sesleri eksilir.. Bir erkek gidince, Ev kapanmaz ama ışıkları söner, karanlığa gömülür.. Bir erkek gidince bir evden; Bir dede, bir baba, bir oğul, bir ağabey, bir dayı, bir amca, bir kuzen, bir yeğen, bir torun, bir delikanlı, bir sevgili, bir yiğit, bir savaşçı, bir barışsever, göklerden bir kartal, ormandan bir aslan, bir günün aydınlık kısmı, beynin yarısı, mevsimlerden yaz olanı, kolun iş göreni, ayağın adım atanı kesilir. Kısacası;bir erkek gidince yatağın yarısı buz kesilir.. KADINLAR gittiklerinde arkalarında daha büyük boşluklar bırakırlar. Onlar bir gün çekip gittiklerinde, peşlerinde "yetim-öksüz " kalan çok olur: Mutfaktaki dolap, perdeler, kavanozun içindeki eski düğmeler, özenle saklanmış küçülmüş giysiler, dolap diplerindeki kurdeleler Sabah karanlığında mutfaktan gelen tıkırtılar susar, yetim kalmıştır tabaklar. Bir kadın gittiğinde hep suyu unutulur ... Devamı

09 06 2009

ASK NEDİR

Aşk Nedir?Aşk, iyi geceler öpücüğünü uzun tutmaktır. Beklentidir. Aşk, delicesine flört ederken yanındakinin hiçbir şey yapmama hakkını teslim etmektir. Saygıdır. Aşk, zaaflarınız olduğunu ortaya çıkarır. Kabullenmektir. Aşk, simdi zamanı değil diye beklemeyi bilmektir. Sabırdır. Aşk, saçlarda baslayıp topuklarda biten bir gezintidir. Kesiftir Aşk, sevişelim demeden sevişmek, yanındakinin ne istediğini bilmektir. Anlaşmaktır. Aşk, bağlandığını sandığında, karşındakine hayır deme şansını tanımaktır. Inceliktir. Aşk, korumaktır. Sorumluluktur. Aşk, ciddi bir tokalaşmayı kıkırdamaya dönüştürmektir. Mizahtır. Aşk, durma yoksa seni öldürürüm lafını duymaktır. Şehvettir. Aşk, evinizdeki her şeyin yerinin değiştirilmesini kabullenmektir. Teslimiyettir. Aşk, sevgilinizin ne olduğunu bütün çıplaklığıyla görmektir. Gerçektir. Aşk, saatin kaç olduğunu bilip aldırmamaktır. Neşedir. Aşk, sizi kucaklayan kolların, gittikçe daha çok sarılmasıdır. Mutluluktur. Aşk, gecenin bir vaktinde sen uyu, benim gitmem gerek dediğinizde, uyanık kalıp seni biraz daha görmeyi tercih ederim cevabını almaktır. Sıcaklıktır. Aşk, tanıdığınızı zannettığınız insanın yeni yanlarını keşfetmektir. Tazeliktir. Aşk, uyandığınızda rüyanızı yanınızda bulmanızdır. Düşlerin gerçek olmasıdır. Aşk, kocaman yatağın üçte birine sıkışmaktır. Yakınlıktır. Aşk, evin anahtarından bir kopya daha yaptırmaktır. Güvendir. Aşk, hosçakal dedikten sonra tekrar karşılaşacağını bilmektir. Kaderdir. Aşk, gerindiğinde sızlayan vücut lafının anlamını bilmektir. Derstir. Aşk, ecza dolabını açtığında, dismacunu kapağını kapatılmamış bulmaktır. Uyumdur. Aşk, pencereden dışarıya baktığında kiminle olduğunu hatırlamaktır. Düsüncedir. Aşk, rüzgarın agaçların arasında dolaşırken çikardığı sesi dinleyip sevgilisin... Devamı

08 06 2009

BİZ OLABİLMEK

Biz Olabilmek!İlişkilerde önemli olan sadece adınızın sevgili ya da eş olması değildir. Yalnız yaşayan ama çift olmaya devam eden insanlar sonunda mutlaka kırılıp, parçalanırlar. Biz Olabilmek!Yalnız doğduk, yalnız öleceğiz cümlesi elbette doğrudur. Ancak bu yalnız yaşamamızı gerektirmez. Aşk, hayatın önemli parçalarından biri, nasıl ki bedenin gıdaya ihtiyacı varsa, ruhun da sevmeye ve sevilmeye ihtiyacı var. Paylaşmak, birlikte olmak, beslenmek gerekli, yani çift gibi durmak değil, gerçekten çift olmak değerlidir. Televizyon kumandasına, sevgilisinden fazla dokunan birisi ile birlikte olmak, sizi bir ilişki sahibi yapmaz. Sessiz geçen uzun geceler, sohbetsiz yenen akşam yemekleri gibi örnekler, ilişkide ne kadar yalnız olduğunuzun göstergelerinden sadece birkaçıdır. Özellikle evliliklerin geldiği son nokta olan yalnızlık, dışarıdan bakıldığında maalesef ki görünmez. İşin daha tehlikeli boyutu ise, çocukların gördükleri yaşamı beyinlerine kaydedip, büyüdüklerinde doğru olarak seçtikleri ilişki biçiminin de bu olmasıdır. Yani, yalnız ilişkilerde zarar görenler sadece çiftler değildir. Aşk grafiği zaman içinde inip çıkar, bu doğaldır. Heyecanın yerini alışkanlığa, ihtirasın yerini sıradanlığa bıraktığı süreçler tüm ilişkilerde olur. Ancak grafiğin hep aynı kaldığını veya sadece aşağı doğru gittiğini fark ederseniz, müdahale etmek yerinde olur. Birini sevdiğiniz zaman paylaşmak istersiniz. Yanında olmak, birlikte yaşamak, zaman geçirmek, ortak zevkleri yakalamak gereksinimi duyarsınız. Bununla beraber elbette her insanın yalnız kalmaya, ayrı vakitler geçirmeye de ihtiyacı vardır. İşte, tam bu ayrımda çok önemli bir nokta vardır: Denge! Terazinin sürekli bir tarafı ağır gelmemeli, hep yan yana durmak ile uzun ayrı kalışlar aynı derecede tehlikelid... Devamı

06 06 2009

İNTİHAR

  Kimse duymadan ölmeliyimAğzımın kenarındaBir parça kan bulunmalı.Beni tanımayanlar"Mutlak birini seviyordu" demeliler.Tanıyanlarsa, "Zavallı, demeli,Çok sefalet çekti.."Fakat hakiki sebepBunlardan hiçbirisi olmamalı. Devamı

06 06 2009

ÇÜNKÜ SEN VARDIN...

ÖNCE YALNIZLIĞIM VARDI.SONRA GÜNEŞLER BATARKEN SELAM VERDİLER BANA..GECELERE ARKADAŞ OLDUM.SEVGİYİ BULURUM DİYE EL UZATTIM YILDIZLARAARASIRA...AĞLARKEN YAĞMUR GELDİ YANIMA,Kİ AĞLADIĞIM ANLAŞILMASIN.SABAH GELDİ SONRAAMA UYANDIRAMAZDI.ÇÜNKÜ UYUMAMIŞTIM.ÖNCE YALNIZLIĞIM VARDI.SONRA SEN MİSAFİR OLDUN KALBİME.ARTIK HER ŞEYİM VARDI,ÇÜNKÜ SEN VARDIN...... Devamı

06 06 2009

HE VALLA

   ORTA KARAR BİR HAYAT               SUNULMADI HİÇ ÖNÜME BENİM.YA HER ŞEY HADDİNDEN FAZLAYDI...YA DA KOCAMAN BİR HİÇ...HİÇBİR ZAMAN ORTA ŞEKER BİR KAHVEYİ TATMAYI BİLEMEDİ DİLİM.YA ÇOK TATLISI GELDİ,YA DA GEREĞİNDEN FAZLA YANDI İÇİM...                                      Devamı

05 06 2009

VE TANRI KADINI YARATTI

Tanrı kadını yaratmaya başladığında zaten altı saatten fazla mesai yapmaktaydı. Bir melek geldi ve sordu:"Bununla neden bu kadar zaman harcıyorsun ki ???"Tanrı cevap verdi: "Data verilerine baktın mı sen??? Bir kere tamamen yıkanabilir olmalı, ama hiç bir parça plastik değil, değiştirilebilir 200 den fazla oynar parçası olacak ve vücudu gerektiğinde diyetkola ve krik-kraklarla beslendiği halde bile çalışabilecek. Kucağında dört çocuğun ayni anda oturabilecekleri kadar yer olacak, öpüşü herşeyi iyi etmeye kadir olmalı - çizilmiş bir dizkapağından kırık bir kalbe kadar - ve bütün bunları da yalnızca iki elini kullanarak yapacak." Melek bu kadar talimata şaşırıp kaldı:"Yalnızca iki el mi!? Ve bu da 'Standart bir Model de'??? Bu bir günde üstesinden gelebileceğin bir iş değil. Bekle, yarın bitirirsin." "Hayır, beklemiyeceğim" diye itiraz etti tanrı. "Bu kreasyonu çok sevdim ve bitirmeme de çok az kaldı. Hatta şimdiden kendi kendisini iyileştirebiliyor ve günde ONSEKİZ saat çalışabiliyor" Melek biraz yaklaştı ve kadına dokundu, "Ama onu ne kadar yumuşak yapmışsın, tanrı!""O yumuşaktır" diye onayladı tanrı, "ama onu sert'te yaptım. Nelere katlanabileceğini nelerle başetmesi gerektiğini aklına hayaline bile getiremezsin.""Düşünnme kabiliyeti olacak mı?", diye sordu melek. Tanrı cevap verdi,"Yalnız düşünmek değil, müzakere edebilecek, karar verebilecek... bir erkekten bile çok daha iyi."Meleğin bir şey dikkatini çekti, elini uzattı ve kadının yanağına dokundu."Oooo, sanırım bu modelde su kaçıran bir yer unutmuşsun. Dedim sana bu kadar işin bir günde üstesinden gelinmez diye.""Bu su kaçıran bir yer değil" diye düzeltti tanrı, "bu bir gözyaşı!""Gözyaşı ne işe yarıyor?" diye sordu melek.Tanrı cevap verdi: "Gözyaşı kadının acısını, dertlerini, hayal kırıklıklarını, sevgisini, yalnızlığ... Devamı

05 06 2009

Kadını Anlamak

          Bir kadın çocuktur aslında. Çocuk gibi davranmayı sever. Erkeğin kendisine bir çocuğa gösterdiği şefkati göstermesini de ister. Bir çocuğu okşar gibi incitmekten korkarak okşamalıdır erkek kadını. Ama her kadın çocukça da olsa dinlenilmesini, dikkate alınmasını ister. Yani bir kadının çocukluk yapmasına izin vereceksiniz, ama asla onu bir çocuk olarak görmeyeceksiniz. Bir kadın güçlüdür aslında. Hatta erkeklerden çok daha güçlüdür. Ama bu gücünü her zaman ortaya koymasını sevmez. İster ki erkeğin gücü kendisine huzur versin. Kendi kendine yapabileceği şeyleri bile erkeğin yapmasını bekler. Böylece hem daha kadın olduğunu hissedecektir hem de erkeğinin ne kadar güçlü olduğunu görecektir. Ancak kadın gücünü göstermek istediğinde onu engelleyemezsiniz. Yapmak istediği bir şey varsa mutlaka yapar. Bir kadın sevgilidir aslında. İçinde her zaman sevgiyi taşır. Sevdiklerinden kolay kolay ayrılamaz. Sevdiklerini kolay kolay kıramaz. Zor sever ama tam sever. Bir kadının tam anlamıyla sevebilmesi için yüreğinin kabul ettiğini beyninin de kabul etmesi gerekir. Ve sevmezse de onu asla sevmeye zorlayamazsınız. Belki kolayca yüreğine girebilirsiniz. Ancak beyninde yer etmemişseniz her an terk edilebilirsiniz. Sevmediği halde terk etmeyen kadınlar da var elbette. Bunun nedeni ise engelleyemedikleri "acımak" duygusudur. Bir kadın yalnızdır aslında. Hiçbir zaman kadını bütünüyle elde edemezsiniz. Kendisine ait bir dünyası vardır ve orada hep yalnızdır. O dünyaya kimsenin girmesine izin vermez. Hiçbir anahtar o dünyanın kapısını açamaz. Yalnızlık onun sığınağıdır. O sığınağa ne zaman gireceğine, ne kadar kalacağına hep kendisi karar verir. Sığınaktayken oradan &cced... Devamı

05 06 2009

AMİİİİİNNNNNN

Allah'im Hakkimda Hayirli Olani Gönlüme Yar Eyle... Gönlümde Olani Hakkimda Hayirli Eyle... Devamı