04 04 2009

ESKİCİ

çalı çırpı topla bana eskicieski gazeteler toplayırtık ayakkabılaryamalı oyunlar getirve insanların eskimiş düşlerinibana sokakta unutulmuşuykularımı getirirmisin eskicibana bir avuç aşk getirirmisinhani hiç kavuşulmamışhiç adı konmamış rengi kara olsun, sevda gibiadı aşk olsuneğer bulabilirsenyani eğer kalmışsa orda burdayüreğimi sol yanımdan koparano’nu getirirmisin eskicimutsuzluklara çok para vermemutsuzluk bende zaten eskicibana eskimiş ayrılıklar getir dikkat et yaşanmamış olsuneskici bana çocukluğumu getiryapış yakasından yıllarınsürükle saçlarındanüzeri işlemeli terliklerimikaybettiğim gülümsememi getirhergece başıma bırakılan hüzün kırıntılarınıtesellisi olmayan avuntuları getiröyle pişmanlıklar getir kigeri dönüşü olmasın eskicibana babamı getirirmisinhani hiç tanıyamadığımo uçurum gözleri olan adamıyaşanmamış hayatınıyarım kalmış bir ömrü getir eskicibabamlı hatıralarbabamlı fotoğraflarbabamlı düşler getirne olur bana babamlı bir ev getir eskicişiirden adamlarşairsiz şiirler toplatörenin yuttuğu genç gelinleriçocukları doysun diye aç yatan anneleribana kayıp şerefleri getir eskiciiyi bak eskicikaya diplerine, yıkıntılaraalnının orta yerinden kendini vurupkan içinde yatan ölüler getir eskicibelki benide bulursun bir yangın yerindebir kaya dibinde , bir sokak arasındamezarlıklara iyi bak eskicibelki adımı bulursun bir mezar taşında... ... Devamı

04 04 2009

Ben Çok Eskilerde Yaşamalıydım...

Ben çok eskilerde gelmeliydim dünyaya... Şöyle 1300 lerde, Ya da milat takvimiyle 1870-80 lerin başında.... Beyazıt ta Nuruosmaniye de, Sefer tası gibi üç katlı bir evde büyümeliydim Nohut oda, bakla sofalı... Canlandırabiliyorum gözümde; Ahşap merdivenlerinin tırabzanları oymalı, Tahta döşemeleri sakız gibi ovulmuş rengi sapsarı... Ciğer deldi ile işlenmiş ak örtülü, Yastıkları kabartılmış köşe divanlı, Konsolları aynalı odalarda oynamalıydım İlk evcilik oyunlarımı... Aynaların önünde, kesme kristal, pembe karpuzlu gaz lambaları... bembeyaz badanalı duvarlarda, Kelime-i Tevhid li, Esma-ül Hüsna lı el yazmaları.. Saten kırlentli pirinç karyolaların başuçları Mushaflı... Sacayağına bakır cezvesi sürülmüş Kor ateşli mangalın etrafına toplandığımızda, Evin büyüklerinden dinlemeliydim İbret-i alem masalları.... Ben çok eskilerde gelmeliydim dünyaya... Beşiktaş ta Serencebey de, Konak yavrusu bir evde yaşamalıydım genç kızlığımı. Pencereleri cumbalı, El oyması ağır cümle kapısı kocaman pirinç halkalı. Ve merdivenlerinin iki yanına dizilmiş Ortanca saksıları. Denize nazır bahçesinden seyretmeliyim Üsküdarı Ve babamın elleriyle diktiği asmalarla perdelenen Çardakta içilmeliydi akşam çayları... Ben çok eskilerde gelmeliydim dünyaya... Boğaziçinde ille de Kanlıca da Gelin gitmeliydim pembe bir yalıya.. Mektep medrese görmüş bir ailenin Bahriye zabiti ortanca oğluyla girmeliydim Sevda saraylarına..... O yalıda doğurmalıydım ilk kızımı Sonra bir oğlum gelmeliydi dünyaya.... Güller, menekşeler,yetiştirdiğim bahçenin Gözlerden uzak hanım eli kokan kameriyesinde Dalgaların sesiyle, Gölgeler oynaşırken akşam güneşinde Gergefimi unutup dizlerimde Hülyalara dalmalıydım kendimce.... Benden üç yaş kü&cce... Devamı

02 04 2009

İNSANLAR VARDIR

   İnsanlar vardır; Üstü nilüferlerle kaplı, Bulanık bir göl gibi. Ne kadar uğraşsanız görünmez dibi. Uzaktan görünüşü çekici, aldatıcı, İçine daldığınızda ne kadar yanıltıcı. Ne zaman ne geleceğini bilemezsiniz. Sokulmaktan korkarsınız, güvenemezsiniz. İnsanlar vardır; Derin bir okyanus. İlk anda ürkütür, korkutur sizi. Derinliklerinde saklıdır gizi. Daldıkça anlarsınız, daldıkça tanırsınız. Yanında kendinizi içi boş sanırsınız. İnsanlar vardır, Coşkun bir akarsu. Yaklaşmaya gelmez, alır sürükler. Tutunacak yer göstermez beyaz köpükler. Ne zaman nerede bırakacağı belli olmaz. Bu tip insanla bir ömür dolmaz. İnsanlar vardır; Sakin akan bır dere. İnsan rahatlatır, Huzur verir gönüllere. Yanında olmak başlı başına bir mutluluk. Sesinde, görüntüsünde tatlı bir durgunluk. İnsanlar vardır; Çeşit çeşit, tip tip. Her biri başka bir karaktere sahip. Görmeli, incelemeli, doğruyu bulmalı. Her şeyden önemlisi insan, insan olmalı... İnsanlar vardır; Berrak, pırıl pırıl bir deniz. Boşa gitmez ne kadar güvenseniz. Dibini görürsünüz her şey meydanda. Korkmadan dalarsınız, sizi sarar bir anda. İçi dışı birdir çekinme ondan. Her sözü içtendir, her davranışı candan...... Devamı

31 03 2009

İKİ KERE İKİ DÖRT ETMİYOR HER ZAMAN

                   İnsanların ne kadar kötü olduğunu görmek beni hiçşaşırtmıyor, fakat bu yüzden hiç utanmadıklarınıgörünce hayretler içinde kalıyorum.(Goethe)Yaşam yanıbaşımdan akıp gidiyor ve ben bir türlü yetişemiyorum. Yüreğimde buruk bir acıyla bakakalıyorum ardından.Anılardan kırıntılar var hatırımda, anlamsız ucuz zamanlara dair. Oysa anlamı olan bir şeyler arıyorum geçmişimde... Anlamı olan bir şeyler girsin istiyorum hayatıma...Hayatın bir yerinde bir fotoğrafa girmeye zorluyorum kendimi. Ama hep kenarda kalıyorum. Ben mi seçiyorum orayı hep? Yoksa onlar mı bana uygun görüyor, kestiremiyorum? Hep orada, yalanın, üçkağıdın, ikiyüzlülüğün, yalakacılığın olmadığı yerde kalıyorum. Hep kenarı uygun görüyorlar bana. Ortaları yalancılar, yağcılar, onursuzlar, üçkağıtçılar kapıyor... Gözlerime bakıpta asıl utanması gerekenler utanmıyor ey hayat, ben utanıyorum onların yerine, utanmazlıklarından ruhum daralıyor, yüreğim inciniyor. Bazen çevremden, her şeyden kaçıp kurtulmak istiyorum. Hayatın bu kirli sahnesinde insanın iğrençliği tiksindiriyor beni.Biliyorum ben iyi bir oyuncu değilim, kıvıramıyorum, kavrayamıyorum senaryoyu. Hayat yalancıyı,onursuzu, kıvıranı seviyor neylersin. Oyunun içinde aşağılık rolünü iyi oynayanı seviyor. Yüreğiyle değil, beyniyle oynayanı seviyor.Aldatmanın aldatılmaktan daha makbule geçtiği bir zamandayız ey hayat, bu yüzden hep aldatıldım...Ey yüksek uçurumlardan atamadığım kalbim, kanayan ve hiç kapanmayan bir yaraydı bıraktığın ömrüme. Bu yüzden acıyıp dururyor yüreğim, ömrümün susuz kalmış çiçeklerine... Uzlaşmasız kopuyor ilişkiler, parçalanan bulutlar gibi du... Devamı

22 03 2009

Sadece Seni Çok Seviyorum

Ne acıdır bilirmisin insanın sevdiğinin yanında olmaması uzatması ellerini boşluğa,seslenmesi sozsuzluğa.Tam işte sevdim deyip sevindirirken onun uzaklığıyla mahvetmesi.Sormazmı bu yürek nerde sevdiğim diyerekten seni aramazmı her yürekte... İstemezmi hiç konuşurken sıcaklığını hissetmeyi acıtmazmı içten içe yüreğimi,kahrolmazmı her geçen gün sensizliğin sessizliğinden.Her gün ağlayıp ortaya çıkan yalnızlıktan sonra neye yarar böyle sevmeler.Aşk ayrılık,aşk acı,aşk hüzün yok yok olamaz aşk mutluluk ama seninle birtanem...Neden zordur sevdiğine kavuşmak,ben istemez miyim gözlerinin içine bakarak seni seviyorum demeyi  Şimdi durmuyor içimde,çıkıp herkesin önünde seviyorum sadece seviyorum demek geliyor Sana olan sevgim o kadar büyükki şimdi sen yokken bile seni yaşayabiliyorum bu  şehirde.Tek başıma.Nereye kadar dayanırım bilemiyorum. Sadece Seni Çok Seviyorum Devamı

22 03 2009

AŞK

AŞK en yalın biçimde anlatılan tek kavramdır o,adı kendisidir zaten.Onu anlatmak için sonu gelmez cümleler kurmanıza gerek yoktur.''Aşık oldum'' dediğiniz an akan sular durur,küçücük çocuk bile sizi rahatlıkla anlar.Çünkü aşkın dili tektir.Aşk cesaret ister,kocaman bir yürek ister.Nedir bu aşk denilen şey?Elle tutulmaz,gözle görülmezbir şeyse nedir bu yaşanan somut acılar,güzellikler?Aşk,hayatın bize hazırladığı en güzel sürprizdir,bu yüzdende kalpleri ne zaman ele geçireceği hiç belli değildir.Daha ne olduğunu bile anlayamadan onun hükümdarlığına giriverirsiniz.Aşkın zamanını biz ayarlayabilseydik eğer ve kime neden aşık olduğumuzu anlayabilseydik,aşkın sırrınıda çözerdik herhalde.Ama o zamanda aşkın insanı alıp götüren büyüsü tamamen kaybolurdu.Aşk hayata ve zamana karşı işlenen en büyük suç ortaklığıdır,aşk hayatın bütün tek düzeliğine,bütün sıradanlığına en soylu baş kaldırıdır.Ondan korkup kaçmak hiç kimseye yakışmaz.Ve elbette yaşanılan aşkı suçlamak,yargılamak,karala! mak da aşka yakışmaz.Bu önce haksızlık kendinize saygısızlık olur.İnsan sonuna kadar savunmalı aşkını karşılık görmesede,acı çekeceğini hissetsede,yarın terk edileceğini bilsede,ailesini karşısına alacağını bilsede taviz vermemeli aşkından.''SENİ SEVİYORUM'' diyebilmeligöğsünü gere gere.Aşk işte o zaman aşktır.Ve bunun doğrusu yanlışı yoktur,zaten aşkın kendisi doğrudur.Kime karşı duyuluyorsa bu aşk,doğru insanda işte odur.Aşkın zamanı yoktur hep hazırlıksız yakalar insanı.Evli olmanız,sevgilinizin olması,bir ayrılığın taze yaralarını kurutmaya çalışmanız,bağlılıktan korkmanız,ailenizden çekinmeniz,hatta sevilenin hapse girmesi bile onun hiçmi hiç umrunda değildir.İşte aşk bütün bunlara tek başını... Devamı

22 03 2009

kaliteli yaşam yolcularına merhaba

kaliteli yaşam yolcularına merhaba   Geleceğe umutla bakabiliyor muyuz? Umutla bakabilmeyi istiyor muyuz?  Bunu gerçekten istiyor muyuz? İstiyorsak, Ne yapmalı?  Niçin yapmalı?  Nasıl yapmalı?  Ne zaman yapmalı? Bu sorular üzerine düşünmeli, yanıtlar bulmalı, tekrar düşünmeli ve tekrar yeniden yanıtlar bulmalıyız. Geleceğe umutla bakabilmenin yolu kaliteli bir yaşamı arzulamak ve kendimizi kaliteli yaşama hazırlamak ve buna hakkımız olduğuna kendimizi inandırmaktan ve kaliteyi yaşam biçimi haline getirmekten geçiyor.      Dr. Erdal ATABEK bir yazısında bakın neler söylüyor:"Kalite", tutarlı insan, bilinçli yaşam demektir. "Kaliteli yaşam" paranın elde ettikleriyle sağlanamaz. "Kaliteli yaşam", duyguların açıklanmasının kalitesi demektir. "Kaliteli yaşam", düşüncelerin kalitesi demektir. Düşünebilmek, düşüncelerini geliştirebilmek, düşüncelerini paylaşabilmek, düşüncelerini savunabilmek demektir. "Kaliteli yaşam", kendi hayatını yönetebilmek  demektir. Kendi iradesiyle, kendi seçimiyle, kendi yönlendirmesiyle yaşamı başarmak demektir.    Kişinin bireysel kalitesini arttırması, toplumsal kalitenin de artmasını sağlayacaktır. Toplumsal kalitenin artmış olması kişinin bu dünyada kendisine, diğerlerine ve yaşamına bir anlam bulmasını sağlayacaktır.   Yaşamı daha değerli ve daha anlamlı algılayabilen kişi eylemlerinde, düşüncelerinde tutarlı ve üretme çabası içinde olacaktır. Olumlu sonuçlar üretebilmek için olumlu hazırlıkların içine girecektir. Kaliteli yolculuğa çıkan bir kişinin;-      Okuması-      Gezmesi -      Kendini geliştirecek yeni insanlar tanıması-      Notlar alabilmes... Devamı

20 03 2009

Bebeğim Olmasaydin Eğer!

Geceleri kesintisiz uyuyacak ama her kalkışımda seni öpme duygusunu tadamayacaktım.  İstediğim her akşam, sinemaya, bara, dürüm yemeğe, sahilde dolaşmaya gidebilecektim ama "anne bende geleyim" diye bacaklarıma yapışan minik ellerinin sıcaklığı ısıtmayacaktı yüreğimi... Yeni boyanmış duvarlarımda kalem izi ve yemek izi olmayacaktı ama ben silerken "anneciğim ne kadar iyisin" diyen sesini duymayacaktı kulaklarım... "'üzülme ben seni çok seviyorum" diye beni göğsüne bastırmayacaktın... Belki başım daha az ağrıyacak, daha az yorgun olacaktım ama kanepeye uzanıp minik ellerinle yaptığın o büyülü dokunuşların etkisiyle dirilemeyecektim... Kendime ayıracak param daha çok olacaktı ama senin salça kavanozunda biriktirdiğin bozuk paraları birlikte sayıp sevinç nidaları atamayacaktık... Kakanı temizlemek zorunda kalmayacaktım ama temizlerken kokudan dolayı minik ellerinle hem kendi burnunu hem de benim burnumu kaparken "anne burnunu kapatayım, iğrenç kokuyor" diyen uyarını bilemeyecektim... Bir çocuk sahibi olmanın ne demek olduğunu asla öğrenemeyecektim...  Her gece bana sarılan minik kollarını, burnumun üst kısmına yerleştirdiğin o fındık burnunu duyumsayamayacaktım... Ocak ayları bu kadar sıcak olmayacaktı...  Hastane odasında, lohusa kurdelası ile çekilmiş fotoğraflarım olmayacaktı.... Otobüse bindiğimde kimse yer vermeyecekti... Arabama her binişinde 'sana kocaman bir araba alacağım' diyen olmayacaktı... Her giyindiğimde hayran gözlerle bakıp, "tam istediğim gibi nefis olmuşsun" diyen iltifatınla coşamayacaktım... Her gece bıkmaksızın baktığın düğün fotoğraflarıma belki yılda bir kez bakacaktım...  Annemi bu kadar sevdiğimi anlamayacaktım...  "Seni seviyorum" demeyi hep erteleyecektim...  Annelik duygusu ile donanamayacaktım... Rujlarımı, farlarımı ve göz kalemlerimi yıllarca kullanacaktım..  Doğum i... Devamı

15 03 2009

HİÇBİRŞEY SENİ SEVMEK GİBİ DEĞİL.

SESİNİ DUYSAMDA HER ANYÜZÜNÜ GÖRMEK GİBİ DEĞİL,ÖZLEDİĞİMİ BİL HER AN. ÇÜNKÜ; HİÇBİRŞEY SENİ SEVMEK GİBİ DEĞİL. Devamı

12 03 2009

SEN BENİM

Sen Benim Ulaşamadığımsın,Ulaşamadığım Halde VAZGECEMEDİĞİM'SİN.Sen Benim Dokunamadığımsın,Dokunamasam'da Uzaklaşamadığımsın,Sen benim en yakınımda olansın,en yakınımda olup da uzaklarda duranımsın.Sen benim konuşamadığımsın,hiç susmadığım halde bir şey söyleyemediğimsin.Sen benim anlayamadığımsın,bu kadar çok bilip de çözemediğimsin.Sen benim göremediğimsin,bakıp da kör olduğumsun.Sen benim, bilip de söyleyemediğim,bakıp da göremediğim,dokunup da hissedemediğim,duyup da dinleyemediğimsin.Sen benim anlatılmaz bir sevgiyle sevip de,[ ~ İSTEDİĞİM GİBİ SEVEMEDİĞİM'SİN ~ ] Devamı

07 03 2009

HERŞEYE RAGMEN............

Eğer birgün gitmelerinden yorulursan,Kalmak istersen temelli...Gel yüreğimin üzerine,bir değil bin teselli olurum sana...Eğer birgün bıkarsan kaçmalarından, neye ihtiyaç duyarsan duy gel...Yüreğimin üzerine koy elini,ve sevdiğini söyle...Göreceksin o zamansenin için atabilecek olan kalbin,senin sözlerinden daha çok nasıl sevebileceğini....birgün atabileceksen hayatından eğer'leri,gel seni bekliyor olacagım HERŞEYE RAGMEN............Üzgün olsan da , hayata kırgın olsanda gel..Layık oldugu bile bile tüm sevgilere, kaçamazsın benden..Kendini çalamazsın ne kadar istesenden hayallerimden...Üçe beşe bakmadan, hesapsız olmalı sevgiler...ve yürekte ki aşk doyumsuz olmalı HERŞEYE ve HERKESE RAĞMEN...en güsel duygu sevebilmekse eğer... SENİ  HERŞEYE RAĞMEN hep SEVECEĞİM.. Devamı

06 03 2009

SENİ SEVMEK

 Seni sevmek, başka hiç kimseyi sevememek gibi. Seni sevmek, bir sadakati değil, sadık bir ihaneti sevmek gibi.Kaybetmeyi ve her seferinde yeniden başlamayı sevmek gibi, sanki seni sevmek.Seni sevmek, ayrılığı daha ilk dakikadan kabullenmek gibi. Ayrılık çöplüğünde aşk aramak gibi seni sevmek.Cevapsız bir soru, sorusuz bir cevap gibi sanki aşkın. Kaç bilinmeyeni olduğunu bile sayamadığın bir denklemi çözmeye çalışmak gibi geliyor sanki, seni sevmek. Sanki, “olmayacak bir nedeni, gelmeyecek bir gideni” beklemek gibi. Seni sevmek, kafamdaki hayali aşkı değil, hiçbir norma uymayan bir deliliği sevmek gibiymiş gibi. Sanki seni sevmek, sonsuz bir denize dalmak, çıkışı olmayan bir tünele isteyerek girmek gibi.Bazen sanki cehennemde yanmaya koşa koşa gitmek gibi geliyor. Günahın çekiciliğine kapılmak, şeytanın yap dediğini yapmak ve ateşi güneş sanmak gibi,  Bazen ise, seni sevmek bitmeyen bir filmi sürekli yeni baştan seyretmek gibi gibi geliyor.Seni sevmek, rüzgara kapılmak, havalanmak, uçmak ve her seferinde binlerce metreden yere çakılmak gibi geliyor.Yaralanmış yüzünle, kanlarını temizlerken yine uçmaya çalışmak da, sadece seni severken yapılacak bir delilik gibi. Seni sevmek, hiçbir şeye sahip değilken, dünyalar sana aitmiş gibi mutlu olmak bazen.Seni sevmek, en basit haliyle yalan sanki,her seferinde yeniden kanılan, bir kez daha kanmak için aylarca beklenen, bir yalan gibi.Seni sevmek, herkesin aklına meydan okumak, tüm doğru şıkları reddedip,bile bile bir yanlışı seçmek gibi sanki, seni sevmek,akılla kalbin bitmeyen kavgasını başlatacak sanki. Seni sevmek, kimselere açıklanamayan, kendine bile anlatılamayan, lanetli bir hastalık gibi saklanan, tuhaf bir hikaye sanki. Seni sevmek, bir hikayede hayat bulmak gibi.Hayatını bir hikayenin peşinden sürükle... Devamı

01 03 2009

CANIM YANLIZCA SEVMEK İSTİYOR SENİ ..

Canım yanlızca sevmek istiyor seni. Unutup, tekrar hatırladığım çok sevdiğim bir şarkıyı hiç bıkmadan defalarca ara vermeden içten içe mırıldanıp zamandan koparır alır gibi ...Canım yanlızca sevmek istiyor seni, nereye varacağını bilmediğim bir kaçamak yolculuğa, sırf aklıma esti diye, sevdiğim hiçbir eşyayı almadan yanıma çıkar gibi...süregelen bir sevgiyle değil, öğretilmemiş, bilmediğimiz biçimlerde, kuşların kanatlarını açıp, özgürlüğe süzülmesine yarayan içgüdüleriyle, içimden geldiği gibi canım yanlızca sevmek istiyor seni..Tarifsiz bir hisle sevmek istiyorum seni...Tatlı, ekşi yada tuzlu değil, ,bilmediğim bi tatla bir duyguyla. öyle bir meyvenin tadını alır, bir kitabın adını okur gibi değil; bir yaz günü tenine vuran sıcaklığı gibi güneşin, serin bir akşamın denizden esen rüzgarıyla içine işlediği yosun kokuları gibiAnlatamadığın ama bırakmak istemediğin, bitmesini istemediğin bi hisle sevmek istiyor canım seni...CANIM YANLIZCA SEVMEK İSTİYOR SENİ ..Ne umut etmek, nede beklemek... Sadece SEVMEK İSTİYORUM SENİ... Devamı

01 03 2009

O BİR O BİR O BİR

                                  ....O BİR ÖZEL.........O BİR GÜZEL........O BİR DUYGUSAL.........O BİR ROMANTİK.........O BİR ÖMÜR..........O BİR HAYAT.........O BİR HEYECAN.......O BİR NEFES........O BİR SICAKLIK........O BİR GÜVEN.........O BİR YASAM TARZI.... ....O BİR YÜREK.........O BİR GERÇEK.........O BİR DÜNYA.........O BİR GÖKKUŞAĞI..... ..... OLMALI BENİM İÇİN .....0’dan onunla başlarsın hayata 1 bakmışsın girivermiş hayatına 2’de bir düşüverir aklına 3 günlük dünyada tek zevkindir aslında 4 dörtlük gecer zamanın onla 5 vakit namazda yoktur bu bağlılık 6 üstü bi insan aslında 7 cihanda yoktur olan onda 8 köşe olursun konuşurken onunla 9 doğurursun göremeyip konuşamayınca 10’u seversin hemde çokkk SEVERSİN...! ***HAYATINDAN SİLEMEZ BENİ KİMSE, YA KALBİNDE, VARSA YÜREĞİNDE YADA BEDENİNDE MUTLAKA İZİM KALIR GERİYE... Yüreğin yoksa eğer rahat ol o zaman izim bedeninde, beni unutmana yetecek MESAFE yok bu alemde, boşuna uğraşma sadece zaman geçer biraz daha bakarsın alemlere akarsın ama yerime asla bir ALLAHIN KuLunu K O Y A M A Z S I N!...  ... Devamı

27 02 2009

KORKUYORUM !

Seninle başlıyorum güne Ben bilgisayar başında.Fonda senin sevdiğin  bir şarkı. Senden kalma ezgilere yönelmişim. Senin için hazırladığım yazıları okuyorum Senin sevdiğin müziklerle seni düşünüyorum. Girmene izin verdiğim yatak odamda Senden kalma bir koku arıyorum, kokluyorum, kokluyorum...!Seni içime  çekiyorum Sen doluyorum bir anda ve ...Ben, ben değilim artık!  Yok olduğunu farkettiğimde, irkiliyorum. Sen yoksan,bende yokum !Atıyorum kendimi karanlık ıssız sokaklara. Alkolle hiç başım hoş değilki , Kahveyle kafa bulmaya çalışıyorum. Derken... Kararıyor hava usulca. Sarıyor bir ürperti içimi. Akşamın alaca karanlığında Zaman durmuyor, Saatler geçiyorVe sana dokunamadan,bir gün daha bitiyor. Korkuyorum!  Devamı

26 02 2009

BENİM İÇİN Bİ ŞEYLER YAP

Benim için bir şeyler yap…Bir bulut ol örneğin beni yağmurunla kuşat.Mektup yaz ve evvel zamanlardaki gibi bir güvercinle gönder bana.Bir şeyler yap istiyorum,Dindiğinde göğe yükselen gökkuşağımın bir rengi ol ve göreyim gözlerini,Öpmek istiyorum teninde kardeleni,Okuduğun kitap olmak, her gün gözlerin üzerimde avuçlarında kalmak istiyorum.Sende bir “an”ı değil, bir “ömrü” yaşamak istiyorum.Hadi benim için bir şeyler yap,En sevdiğimiz ezginin mısralarında gezin, duyayım seni.Bu gece yola çıksan yarın yanımdasın öyle uzağımda değil,Bindiğim otobüste karşıma çık ve yerini bana ver, başucumda durup izle beni.Bir şeyler olsun istiyorum,Seni bana getiren beni sana vardıran.Şimdi gel ve gir geceme, o çok sevdiğim şiirlerden birini oku,Uyuduğumu san ve en başına dönelim sen sessizce beni sevdiğini fısılda,Ben yine duymamış olayım.Gözlerimi açıp bende dediğimde şaşır ve utangaç hallerini göreyim.Benim için bir şeyler yap ve hiç gitme, kal yanımda______________________ ... Devamı

26 02 2009

SAHİPLENDİKÇE

 Kaybediyor insanUzaklaşıyor…Kendinden ve aynı zamanda herkesten…Kendi benliğinde hapsoluyor…Sahiplenmenin korumak olduğunu zannediyorVe,Yok etmek olduğunu, kaybedince anlıyor…Sevmenin, sevilmenin sahiplenilmeyeceğini anlamıyor…Gün geçiyor yalnızlaşıyorHerkesin yanlış olduğunu düşünüyor…Kendisi dışında…DahasıSahiplendikçe paylaşmaktan uzaklaşıyor,Anlayışla karşılamamızı bekliyor anlayış göstermeden…Kaybediyor…KIYASLADIKÇA,Küçülüyor insanDeğersizleşiyor…Farklı olmaktan korkuyor…Hayatı hep karşıya göre düzenliyor…Bir şeyin daha iyi olması gerektiğini düşünüyor…Sevgiyi kıyaslıyor, özlemi…Hatta aşkı.Kıyaslarken daima birini kaybediyor…Güçlü olanı seçiyor hep…Dünyanın kanunu bu diyor…Biri karşısına geçip…“Peki, öyleyse neden ormanlarda sadece aslanlar yaşamıyor, kuşlar, böcekler, kelebekler hep beraber yapıyor?”Durup düşünmüyor bile…Sistemin fikrini aynen tekrar ediyor…Terimlerle anlatmaya devam ediyor…Yaşamdaki bu sistemi hiç anlamdan…Kıyasladıkça kendisi kıyaslanıyor…Düşünmüyor, düşünse yanlış çıkmaktan korkuyor…Ve korktukça küçülüyor, küçüldükçe değersizleşiyor…KORKTUKÇAÖlüyor insan..Her gün her an…Ölmekten korkuyor…Ve aslındaYaşamıyorlar…Korkusuz yaşayamıyor..Cesareti salakların yaptığına inanmak istiyor..İçten içe onlara özenerek…Korktukça özgürlüklerini yitiriyorlar..Güvenlikleri için ödünç veriyorlar..Ama aslında korkmayanları sevmiyorlar..Asıyorlar, kesiyorlar, derilerini yüzüyorlar.Y... Devamı

25 02 2009

700 yıllık öğüt

  Oğul, insanlar vardır şafak vaktinde doğar, akşam ezanında ölürler. Avun oğlum avun. Güçlüsün, kuvvetlisin, akıllısın, kelamlısın, ama bunları nerede, nasıl kullanacağını bilemezsen sabah rüzgarında savrulur gidersin. Öfken ve nefsin bir olup aklını yener. Daima sabırlı, sebatlı ve iradene sahip olasın. Dünya senin gözlerinin gördüğü gibi büyük değildir. Bütün fethedilmemiş gizemler, bilinmeyenler, görülmeyenler ancak senin fazilet erdemlerinle gün ışığına çıkacaktır. Ananı, atanı say, bereket büyüklerle beraberdir. Bu dünyada inancını kaybedersen, yeşilken çorak olur, çöllere dönersin. Açık sözlü ol, her sözü üstüne alma. Gördün söyleme, bildin bilme. Sevildiğin yere sık gidip gelme, kalkar muhabbetin itibar olmaz. Üç kişiye acı: * Cahiller arasındaki alime, * Zenginken fakir düşene, * Hatırlı iken itibarını kaybedene. Unutma ki, yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir. Haklı olduğunda mücadeleden korkma.  Bilesin ki atın iyisine DORU, yiğidin iyisine DELİ derler.   ... Devamı

24 02 2009

ÖPÜCÜK RESİMLERİ

                                   Devamı

24 02 2009

YOLLAR YOLLAR

Yaşadığım sürece çeşitli yollar çıktı karşıma. Kimisi tercihimdi, kimisi itildiğim yol. Kiminde şarkılar söyleyerek yürüdüm. Kiminde ayaklarım hep geri gitti.  Kimi, yokuşlar, dikenlerle doluydu ama severek isteyerek emekledim. Düştüm kalktım.  Akşama eve gelecek babamın yolunu gözledim.  Yâre giden yollarda kaybettim kendimi.  Fallarda çıkan uzunlu kısalı yollara baktım. Her yolun sonunda kaybettiklerim ve kazandıklarım vardı ellerimde.Kimi Yollar oldu isteyipte çıkamadığım.  Hep uzak bir hayaldi.  Hiçbir zaman gerçekleşmeyeceğini bilip de hayal etmekten vazgeçemediğim. İçimde ukde olarak kalan yollar.  Bir gün dedim hep bir gün…Kimi zaman isteğim dışında itildim yollara. Canım acıdı her adımda. Ayaklarım geri geri gitti. Başka yolcular gördüm elleri ceplerinde ıslık çalarak yürüyen. Kendi ayaklarıma baktım, sanki ağırlıklar bağlanmıştı da zorla sürükledim ayaklarımı.  Dönüp geriye baktım ben bu yola itenler vardı ardımda. Dönemedim.Kimi yollara çıkarken bir yol arkadaşım vardı.  Tüm riskler, inişler yokuşlar gözüme çocuk oyuncağı gibi geldi. Çünkü yol arkadaşımla her türlü zorlukta sırt sırta vereceğimizden emindim. Oysa hiçbir yol dümdüz değildi.  Çiçekli yollar olduğu gibi, tırmanmamız gereken yollarda vardı.  Keskin virajlar, kavşaklar vardı ilerlediğimiz yolda. Yol arkadaşım tökezlediğimde elimden tutar, inişlerde, yokuşlarda destek olursa ya da olursam ulaşılacak yer gül bahçesi olacaktı.  Ama herkes kendi ayağına batan dikeni temizlemek için uğraştı kimi zaman.  Yardım için olduğuna inanıp uzanan başka ellere koştu. Yolun belli kısımlarında çeşitli dönemeçler vardı. Kaç kez o döne... Devamı

24 02 2009

EL RESİMLERİ

Devamı

23 02 2009

HAYATTAN NELER ÖĞRENDİM...

Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum. Işığı gördüm, korktum. Ağladım.Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim. Karanlığı gördüm, korktum.Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi...Ağladım.* * *Yaşamayı öğrendim.Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu; aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu öğrendim.* * *Zamanı öğrendim.Yarıştım onunla...Zamanla yarışılmayacağını, zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim...* * *İnsanı öğrendim.Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu...Sonra da her insanın içinde iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim.* * *Sevmeyi öğrendim.Sonra güvenmeyi...Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu, sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu öğrendim.* * *İnsan tenini öğrendim.Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu...Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim.* * *Evreni öğrendim.Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim.Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni aydınlatabilmek gerektiğini öğrendim.* * *Ekmeği öğrendim.Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini... Sonra da ekmeği hakça üleşmenin, bolca üretmek kadar önemli olduğunu öğrendim.* * *Okumayı öğrendim.Kendime yazıyı öğrettim sonra...Ve bir süre sonra yazı, kendimi öğretti bana...* * *Gitmeyi öğrendim.Sonra dayanamayıp dönmeyi...Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi...* * * Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yaşta...Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım.Sonra da asıl yürüyüşün kalabalıklara karşı olması gerektiğine aydım.* * *Düşünmeyi öğrendim.Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim.Sonra sağlıklı d&uum... Devamı

22 02 2009

SIRAYA GEÇME VE FELSEFİ YAKLAŞIMLAR......

Sıraya Geçme ve Felsefi Yaklaşımlar…KLASİK TEPKİ: Sıraya geç kardeşimNEOKLASİK TEPKİ: Şeker kardeşim sıraya geçiverREALİST TEPKİ: Sıra varSÜRREALİST TEPKİ: Sallandıracaksın bunlardan ikisini Kızılay'da bak bir daha yapabiliyorlar mı?ROMANTİK TEPKİ: Beyefendi galiba sırayı görmedinizNATURALİST TEPKİ: Sırana geçMODERN TEPKİ: Efendim insanımız eğitimsiz. Halbuki Avrupa da……POST-MODERN: Sırana geç lan ayı!UZLAŞIMCI: Acelesi olmasa öne geçmezdi; üzmeyin garibiDEVRİMCİ: Alt yapı sorunları çozülmeden halkımız sıraya geçmez. Devrim olunca herkes hizaya gelecekKADERCİ: iki dakika fazla beklesek kıyamet mi kopar? Kısmetse hepimizin işi görülürFELSEFECİ (septik-kuşkucu): Ön ve arka kavramları görecelidir.O tarafın ön taraf olduğuna kim karar verdi? Öne geçtiğini zanneden, aslında arkaya geçmiş olabilirKANT’ ÇI: Efendim algılanmayan şeyler yok demektir. Bakmayın o tarafa,adam yok olurKÖTÜMSER VAROLUŞCU: Herkes bir gun ölecek. Onurlu bir şekilde bekleyin. Bir gün o adamda ölecekİYİMSER VAROLUŞCU: Sıkmayın canınızı,su anın tadını çıkarmaya çalışın. Bakın ne güzel hayattasınız ve birileri önünüze geçebiliyor.HÜMANİST: İnsanlık bir bütündür. Birimiz hepimiz hepimiz birimiz için. Dolayısıyla birimiz öne geçince,aslında hepimiz öne geçmiş oluyoruz.... Devamı

21 02 2009

KIŞ RESİMLERİ

__________________ Devamı